sinirsistemi.gen.tr https://www.sinirsistemi.gen.tr Sinir Sistemi Hastalıkları Belirtileri ve Tedavisi tr-TR hourly 1 Copyright 2019, sinirsistemi.gen.tr Sat, 25 Jan 2014 00:00:00 +0000 Fri, 24 May 2019 00:00:00 +0000 60 Periferik Sinir Sistemi https://www.sinirsistemi.gen.tr/periferik-sinir-sistemi.html Wed, 28 Nov 2018 14:36:25 +0000 Periferik sinir sistemi, vücudumuzda merkezi sinir sistemini iç organlara, kaslara ve cilde bağlayan sinirleri içerir. Bu sistemin görevi elektrik uyarıları aracılığıyla, vücutta bilgi taşımaktır. Sinir hücrelerini Periferik sinir sistemi, vücudumuzda merkezi sinir sistemini iç organlara, kaslara ve cilde bağlayan sinirleri içerir. Bu sistemin görevi elektrik uyarıları aracılığıyla, vücutta bilgi taşımaktır. Sinir hücrelerinin yani nöronların her biri gövdeyle akson denilen uzun kuyruktan meydana gelir. Aksonlar sinir hücresi gövdesiyle kasların, cilt ve iç organların arasındaki iletişimi elektrik uyarılarıyla aktarma görevini üstlenmiştir. Miyelin adındaki zarla kaplı olan aksonlar, elektrik uyarılarını oldukça hızlı ve etkin şekilde aktarabilir. Özel bir bölüm olan endonöryumda bulunan akson demetlerinde besin taşıyan kan damarları bulunmaktadır. Aksonlar demetler halinde bütün vücudu elektrik ağı gibi kaplamaktadır. Bunlar motor, duyusal ve otonomik olarak 3 türdür. Vücutta istemli hareketlerden sorumlu olan motor sinirlerin gövdesi omurilik gövdesinde bulunmakta ve elektrik uyarılarını iskelet kaslarındaki özel reseptörlerle iletmektedir. Duyusal sinirlerin görevi ise, dokunmayı, ağrıyı, titreşimi hissetmek, eşyaların tanınmasını sağlar. Bu hücrelerin gövdesi duyu gangliyonları denilen yapıların içindedir. Görevleri organlar ve ciltten alınan uyarıların merkezi sinir sistemine taşınmasıdır. Otonomik sinirlerde kalp atışı, cinsel işlevler, kan basıncı ve sindirim kontrolünü sağlar. Bütün vücutta bu hücrelerin gövdeleri bulunmaktadır.

Periferik sinir sistemi yapısı

Birinci boyun omurundan başlayan, kuyruk sokumu omuruna kadar devam eden her omurun hizasında ve omurilikten çıkan iki tane sinir kökü bulunur. Omurda iki taraftan çıkmış olan spinal sinir lifleri hareket uyarılarını kaslara taşımakta, cilt ile organlardan gelen uyarıları omuriliğe taşımaktadır. Bel ve boyunda bulunan sinir lifleri, kol ve bacaklardaki kaslı yapıya göre daha karmaşık düzendedir. Sinir ağları spinal sinir köklerinin birleşmesiyle oluşur. Bunlar kollarda brakiyal pleksus, bacaklarda ise lumbosakral pleksus ağları olarak tanımlanır.

Periferik sinir sistemi bölümleri

Somatik sinir sistemi: Bu bölüm kişinin isteğine bağlı olarak görev yapar. Merkezi sinir sistemine duyusal bilgileri gönderir. Bu sistem duyusal ve motor bölümlerinden oluşur. Duyusal kısım eklemler, kaslar, tendon ile duyu organlarından gönderilen uyarıları alır, motor kısmı ise bu uyarıları değerlendirir. Bu sistemin taşıdığı özellikler ise;

  • Sistem hareket ve duyu sinirlerini kapsamakta ve iskelet kaslarını etkilemektedir
  • Sistemde sinir düğümleri vardır
  • Somatik sistem uyarılarla ağrıyı, dokunmayı, farkında olmayı algılar
  • Sistem tarafından algılanan duyular sadece kişinin bilinçli olması halinde gerçekleşir
  • Genellikle sinirler uyarılma sayesinde tepki vermekte ve hareketi sağlamaktadır
  • Bu sistemin içinde tek hareket siniri bulunur.
Periferik Sinir Sistemi

Otonom sinir sistemi: Bu bölüm kişinin isteği dışında görev yapmaktadır. İstemsiz olarak çalışan bu sistem vücut dengesini korur. Sempatik ve parasempatik sinir sistemi şeklinde 2 bölümden oluşur ve tüm organlara ulaşır. Bu sistemin özellikleri ise;

  • Vücuttaki kalp kaslarının, düz kasların ve salgı bezlerinin düzenli çalışmasını sağlar. Bu artma, yavaşlama ya da hızlanma şeklinde yapılır.
  • Sistemde otonom sinir düğümleri vardır
  • Sinirler uyarıldığında düz kaslar kasılır ya da gevşer, kalp kası hızlı ya da yavaş çalışır, salgı bezleri de az ya da çok çalışmaya başlar
  • Bu sistem hareket ve birleştirme merkeziyle bağlantılı haldedir.
  • İç organlarda, kan damarlarında, vücudu denetleyen sinir sisteminde reseptörleri bulunmaktadır.
  • Somatik duyular ile özel duyulardan gelen uyarıları da alırlar
  • Sistemde 2 hareket siniri vardır. Merkezi sinir sisteminin içinde gövdesi olan ilk sinirin aksonu miyelin kılıfla kaplı olup, uzaklara kadar ulaşır. Diğerinin gövdesi otonomik sinir sistemindedir. Bunun aksonu miyel]]> Sinir Sistemi Hastalıkları https://www.sinirsistemi.gen.tr/sinir-sistemi-hastaliklari.html Thu, 29 Nov 2018 01:51:21 +0000 Sinir sistemi hastalıkları, sinir sistemi içinde beyin, beyincik, omurilik, kafa sinirleri ve çevre sinirleri bulunmaktadır. Bu bölgeyi etkileyen hastalıklar sinir sistemi hastalıkları olarak değerlendirilir. Sinir siste Sinir sistemi hastalıkları, sinir sistemi içinde beyin, beyincik, omurilik, kafa sinirleri ve çevre sinirleri bulunmaktadır. Bu bölgeyi etkileyen hastalıklar sinir sistemi hastalıkları olarak değerlendirilir. Sinir sisteminde ortaya çıkan sorunlar bütün vücudu etkileyecek kadar önemlidir. Bu hastalıklar yapısal ya da fonksiyonel olarak ortaya çıkabilir. Sinir sisteminin bölümleri merkezi sinir sistemi, periferik sinir sistemi, otonom sinir sistemidir. Bunların yaşadığı olumsuzluklar sinir sistemi hastalıklarının oluşmasına neden olur. Vücuttaki diğer hücreler hasar gördüklerinde genellikle kendilerini yenileyebilir. Ancak sinir sistemi hücreleri hasar görürse kendilerini yenileyemez. Oldukça hassas bir yapıda olan nöronlar yani sinir hücreleri olumsuzluklardan kolay etkilenebilirler. Sinir sistemi hastalıkları bazen doğuştan etkili olabileceği gibi, bazen de travmadan, iltihaplanma, zehirlenme gibi etkenlerden kaynaklanabilir.

    Sinir sistemi hastalıkları belirtileri nelerdir

    Sinir sistemi hastalıklarının sonucunda ortaya çıkan belirtilerin hepsine sendrom denir. Bu psikosomatik ve somatik rahatsızlık belirtilerinin arasındaki ilişki gözlemlenerek, sonuçta fiziksel ve psikolojik hastalıkların sebebi tespit edilir. Hastalardaki psikolojik etkenlerle vücutta fizyolojik belirtilerin olmasına neden olabilir ya da zaten olan fizyolojik hastalıkların etkilenmesine neden olabilir. Fizyolojik etkenlerde hastalarda psikolojik hali etkileyebilir. Bu hastalıklar ile akıl, beden ve maneviyat arasında adeta üçlü bir ilişki bulunmaktadır. Bu nedenle hastalıkların sinir ilaçlarıyla tedavi edilmesinde bunların göz önüne alınması gerekir. Hastalıkların pek çoğunda nevraljik belirtiler söz konusu olmadığı halde, hastalığın sinir sistemiyle lakası bulunmaktadır. Uygulanan tedavide vücuttaki sinir sistemi de güçlendirilmelidir. Bu sayede beden bir bütün halinde sağlıklı hale getirilebilir.

    Sinir sistemi hastalıklarının belirtileri hastalığın etkenine, kişinin yapısına, psikolojik savunma sistemine bağlı olarak farklı şekillerde, şiddette ortaya çıkabilir. Genel olarak ele alındığında, psikotik ve nörotik olarak meydana gelirler. Nevroza benzer iç çatışmaların bilinç dışı olarak dışa vurumuyla ruhsal sorunlar oluşursa, hastalarda anksiyete, asabiyet, fobi, aşırı duyarlılık, çarpıntı gibi belirtiler oluşur. Hastalar kendilerini izole ederek, diğer kişilerden uzaklaşır. Bazı kişilerde öz denetimini kaybedecek seviyeye gelebilir. Hastalarda birbirinden farklı ruh hali geçişleri olduğundan, duygular denetlenemez hale gelebilir. Bu hastaların huysuz biri olarak algılanmasına yol açar.

    Sinir sistemi hastalıklarının belirtilerinde uyuşma, karıncalanma, bayılma, bellek kayı gibi histerik olanlarda olabilir. Bazen depresyon etkisi de ortaya çıkabilir. Psikotik özellikteki belirtilerde ise, sanrılar, düşüncelerde bozulma, hezeyan, konuşma bozuklukları, gerçeklik duygusunun kaybedilmesi gibi belirtiler yaşanabilir. Bunlar akıl hastalığı etkileri değildir.

    Sinir sistemi hastalıkları akut şekilde ortaya çıkmış olsa da, bundan önce bazı belirtiler verirler. Bundan sonra hastanın psikolojik tedavisi sırasında, durumu geriye doğru sorgulandığı zaman hastalığın sebepleri ve daha önce dikkate alınmayan belirtiler tespit edilebilir. Bu hastalıklara tanı koymak kolaydır. Ancak bazı durumlarda teşhiste zorlanma olabilir.

    Sinir Sistemi Hastalıkları

    Sinir sistemi hastalıkların bazıları şunlardır;

    Felç: Hareket sinirinde zedelenme ya da kopma halinde, bu organlardaki kaslara uyarı ulaştırılamaz. Kaslarda organı çalıştıramaz.

    Akıl hastalığı: Bu temel düşüncelerde, davranışlarda, insan tabiatına uymayan davranışlara, davranış bozukluklarına sahip kişilerde ortaya çıkar.

    Menejit: Beyinle omuriliği örten zardaki iltihaplanmayla oluşan bir hastalıktır.

    Kuduz: Bu rahats]]> Çevresel Sinir Sistemi Nedir https://www.sinirsistemi.gen.tr/cevresel-sinir-sistemi-nedir.html Thu, 29 Nov 2018 16:04:29 +0000 Çevresel sinir sistemi nedir, vücutta beyin ve omuriliği diğer organlara bağlayan sinirlerin oluşturduğu sistemdir. Beyin ve omurilik dışındaki sinirler ve gangliyon çevresel sinir sistemini meydana getirir. Sinirlerin Çevresel sinir sistemi nedir, vücutta beyin ve omuriliği diğer organlara bağlayan sinirlerin oluşturduğu sistemdir. Beyin ve omurilik dışındaki sinirler ve gangliyon çevresel sinir sistemini meydana getirir. Sinirlerin 12 çifti beyinden çıkarken, 31 çifti omurilikten çıkmaktadır. Beyinden çıkanlar kafadaki duyu organlarıyla, kaslar ve salgı bezleriyle bağlantılıdır. Vagus siniri ise iç organlarla bağlantılıdır. Omurilikten çıkanlarda duyu ve motor sinirleridir. Her omurilik siniri ön ve arka kök olarak iki kökün birleşiminden oluşur. Arka kök duru sinirlerinden, ön kökte motor sinirlerinden oluşur. Bu kökler omurlar arasındaki delikte birleşir ve tek sinir olarak çıkar. İnsanlardaki en büyük sinir çifti ise, bacaklara uzanan siyatik siniridir.

    Çevresel sinir sisteminde bulunan duyu sinirleri, gelen uyarıları alır, bunları beyin ve omuriliğe götürür. Bu bölgelerdeki tepkiler dokulara, organlara ve bezlere motor sinirleri taşımaktadır. Çevresel sinir sistemi iki bölüm halinde incelenir.

    Çevresel sinir sisteminin bölümleri

    Somatik sinir sistemi: Burada duyu sinirleri ile motor sinirleri bulunmaktadır. Buradaki sinirlerin gövdeleri merkezi sinir sisteminde bulunmakta, uzantıları da iskelet kaslarına kadar gitmektedir. İstemli şekilde yapılan hareketler somatik sistem tarafından kontrol edilmektedir. Bu sistemde bulunan sinir hücrelerinin aksonları miyelin kılıfla kaplıdır. Bu yüzden impuls iletimi çok hızlı şekilde gerçekleşir.

    Çevresel Sinir Sistemi Nedir

    Otonom sinir sistemi: Bu sistem kalp, mide, kan damarları, ince bağırsak, salgı bezleri, eşey bezleri gibi iç organlarının çalışmasını denetlemektedir. Burada bulunan sinirler istek dışı çalışan iç organların faaliyetlerini düzenlemektedir. Burası parasempatik ve sempatik sistem olarak 2 kısımdan oluşur. Sempatik sinirler kişiyi zor durumlardan korur. Kan damarlarının daralması, kalp atışlarının hızı, göz bebeklerinde büyüme, tükürük ve göz yaşı bezlerinin çalışması, bronşların genişlemesi, safra salgısının durması, mide hareketlerinin azalması, idrar torbasındaki genişleme otonom sinir sisteminin etkisiyle olur. Parasempatik sinirler kafa bölgesine ait olan sinirlerle beraber beyin ve omuriliğin sağrı bölümlerinden çıkar. Bu sinirler göz bebeğinde küçülmeye, ince ve kalın bağırsakların hareketlerinde azalmaya, gözün karanlığa uyum sağlaması, göz yaşı bezinden salgı olması, bronş daralması, mide hareketlerinin artması, safra salgısının olması, kalp atışlarının yavaşlaması, idrar kesesinde kasılma gibi işlevleri yerine getirir.

    ]]>
    Otonom Sinir Sistemi https://www.sinirsistemi.gen.tr/otonom-sinir-sistemi.html Thu, 29 Nov 2018 17:21:32 +0000 Otonom sinir sistemi, aynı zamanda istemsiz, vegetatif ve visseral sinir sistemi olarak ta tanımlanır. Fizyolojik bakımdan otonom sinir sistemi dual işlevlere sahip olan bir sistemdir. Bu sistem 2 kısımdan oluşur. Bunlar p Otonom sinir sistemi, aynı zamanda istemsiz, vegetatif ve visseral sinir sistemi olarak ta tanımlanır. Fizyolojik bakımdan otonom sinir sistemi dual işlevlere sahip olan bir sistemdir. Bu sistem 2 kısımdan oluşur. Bunlar parasempatik ve sempatik sinir sistemidir. Bu sistemlerin dışında nonkolinerjik nonadrenerjik sinir sistemi adında 3. bir sistemden de söz edilmektedir. Bu mide bağırsak hormonlarıyla beraber mide bağırsak kanalının motor, salgı ve absorbsiyon faaliyetlerini sürdürmesinden sorumlu olur. Parasempatik sistem kolinerjik fonksiyonlara sahiptir. Sistemin organlar üzerindeki etkisi ise, asetilkolinin noröefektör hücresel sekresyonuyla olur. Sempatik sistemde primer olarak, bedeni herhangi bir kavgaya hazırlamak amacıyla organların fonksiyonlarını uyarmaktadır. Aynı zamanda organlara giden kan akımını da azaltır. Parasempatik sistem koruyucu olarak bilinir ve restorasyondan sorumlu olur. Vücutta aynı zamanda istemsiz hareketleri gerçekleştirir.

    Otonom sinir sisteminin bölümleri

    Parasempatik sistem: Bu sinir sistemindeki sinir hücreleri kranyal sinir nukleuslarında, sakral bölgede de S2, S3 ile S4 nukleusta bulunur. Bu primer sinir hücreleri inerve ettikleri organların içindeki effektörler ile sinaps yaparlar. Sistemdeki primer nöronal, sekonder yoldan daha uzundur. Parasempatik sinir sisteminin devreye girmesi vücut hareketsiz olduğunda gerçekleşir. Sinir kas kavşağında aktif olduğu bu dönemde kasın uyarıyı alabilmesi için, Ach salgılanmaktadır. Bu salgı kastaki nikotinle birleşerek, uyarıyı aktifleştirecek olayları tetiklemektedir. Bu sayede kasın uyarılması gerçekleşir. Vücutta yavaşlatıcı etkisi olan bir sistemdir. Kalp atış hızını düşürür, kan basıncını ve kan şekerini de düşürür. Göz bebeğini küçülterek, idrar kesesini daraltır. Akciğerdeki alveolleri daraltır. Sindirim sistemi üzerinde ise, tam tersi olarak işlevlere hızlılık kazandırır. Mesela tükürük salgısının artması gibi.

    Otonom Sinir Sistemi

    Sempatik sistem: Bu sinir sisteminin preganlionik nöronları T1 den başlayarak, L3 e kadar uzanan spinal kordun gri cevherinde olur. Bu sistem vücudun gerilime hazırlanmasını sağlar. Bu nedenle kişinin stresli olduğu bir durumda aktif haldedir. Sempatik sistemin sinir hücreleri yani nöronlar medulla spinalis içinde torakal ve lumbal bölgede yan boynuzlarda yer alır. Buradan çıkan sempatik sinirler, spinal sinir içine ilave olur. Buradan birleştirici dalla birlikte trunkus sempatikusa geçiş yaparlar. Burası vertabral kanalın her iki tarafına yerleşen uzun ve zincir biçiminde dizili sempatik ganglionlardan meydana gelmiştir.

    Otonom sinir sisteminin her bölümü farklı bir anatomik düzenlemeye sahiptir. Sistemin motor sinir hücreleri santral sinir sistemi dışındadır. Bu sistemin aynı zamanda visseral refleksleri düzenlemek için, duysal sinir hücreleri de bulunur. Bazıları medulla spinalise girer, aynı zamanda bir dalı da otonom gangliyonlara da girerler. Sinaps alanları da somatik sisteme göre farklılık gösterir. Burada pre ve post sinaptik alanlar olmaz. Bu yüzde daha az sayıda lif organlarda difüz aktiviteye neden olur.

    ]]>
    Parasempatik Sinir Sistemi https://www.sinirsistemi.gen.tr/parasempatik-sinir-sistemi.html Fri, 30 Nov 2018 11:46:11 +0000 Parasempatik sinir sistemi, sistemin pregangliyonik hücreleri beyin sapıyla omuriliğin sakral bölgesinde yer alır. Sisteme ait olan aksonların bir kısmı miyelinli, bir kısmı ise değildir. Pregangliyonik liflerde sempati Parasempatik sinir sistemi, sistemin pregangliyonik hücreleri beyin sapıyla omuriliğin sakral bölgesinde yer alır. Sisteme ait olan aksonların bir kısmı miyelinli, bir kısmı ise değildir. Pregangliyonik liflerde sempatik sinir sisteminin liflerinden daha uzundur. Hücreler hedef organda ya da organın yakınında olur. Beyin sapından kaynaklanmış olan pregangliyonik lifler okülomotor, fasial, glossofaringeal ve vagus sinirin içinden seyreder. Sakral bölgeden kaynaklı olanlarda pelvis sinirine katılır. Kalın bağırsakların altını, üreme ve üriner sistemi inerve etmektedir. Lifler kan damarlarını ve ter bezlerini inerve etmemektedir. Sempatik sinir sistemi gibi, parasempatik sistemde kalp kası, düz kas ve dış salgı bezlerini inerve etmektedir. Spinal ya da kranial sinirlerle duysal lifler merkezi sinir sistemine ulaşmakta, motor yanıtlarda pre ve post ganglionik sinirlerle ulaştırılır. 

    Parasempatik sinir sistemi vücudun istirahatte olduğu zaman daha aktif şekildedir. Vücutta parasempatik aktivitenin artmasıyla enerji tasarrufu yapılmış olur. Sempatik sistem ise vücudun aktiviteye hazırlanmasını sağlar, stresli zamanlarda daha aktif olur. Telaşlı olunan dönemlerde sempatik sinir sistemi daha baskındır. Bu durumda parasempatik ve sempatik sinir sisteminin birbirinin aksi olduğu belirtilebilir.

    Parasempatik sinir sistemi neler yapar Bu sistem olmasaydı neler olurdu

    Parasempatik sinirler mide, bağırsak, burun, pankreas gibi organlardaki bezlerin, tükürük bezlerinin, göz yaşı bezlerinin salgı yapması gerektiğinde bolca sıvı salgılamayı uyarıcı etki yapacak şekilde yaratılmıştır. Bezler gerektiğinden fazla salgı yaparsa, bu dengeyi bozacak şekilde olursa, bezlerin kanalları büzülür ve salgı azaltılmaya çalışılır. Eğer parasempatik sinir sistemi olmasaydı, besinler ağızda yumuşatılamaz, midede parçalanamaz, midenin iç yüzeyini asitten koruyacak mukus salgısı yapılamaz, besinlerin bağırsakta ayrıştırılması sağlanamazdı. Göz yaşı olmasa gözde yara, iltihap oluşumu meydana gelir, burun salgıları olmasa havadaki tozlar, mikroplar çok kolay şekilde akciğerlere ulaşırdı.

    Parasempatik Sinir Sistemi

    Parasempatik sinir sistemi sempatik sistemle birlikte çalışarak akciğerlerin korunmasını ve normal işleyişini sağlar. Sempatik sistem dokularda oksijen gereksinimi olduğunda devreye girerek, akciğerlerdeki bronşlar genişletilir. Solunumda zararlı tozlar, gaz, sigara dumanı olduğunda ya da bronşların iltihaplanması, tahriş eden maddelerin olması halinde, parasempatik sinir sistemi devreye girer ve bronşlar daraltılır. Bronşlarda olan salgı azaltılarak, akciğerlere zararlı maddelerin gidişine engel olunur. Bu maddeler salgı ve öksürük refleksi aracılığıyla dışarıya atılır. Parasempatik sistemdeki her şey sempatik sistemde olduğu gibi tüm doku ve organları yani vücudu korumaya, kollamaya göre düzenlenmiştir.

    ]]>
    Sinir Sistemini Güçlendiren Besinler https://www.sinirsistemi.gen.tr/sinir-sistemini-guclendiren-besinler.html Sat, 01 Dec 2018 00:21:59 +0000 Sinir sistemini güçlendiren besinler, sinir sistemi sağlıklı işlev gördüğü sürece sağlıklı bir yaşam sürmenin mümkün olabilir. Beyin bir kas gibi çalışmaktadır. Yani beyin ne kadar çalıştırılırsa, o der Sinir sistemini güçlendiren besinler, sinir sistemi sağlıklı işlev gördüğü sürece sağlıklı bir yaşam sürmenin mümkün olabilir. Beyin bir kas gibi çalışmaktadır. Yani beyin ne kadar çalıştırılırsa, o derece güçlenir. Bu nedenle zihnin çalıştırılması ve sinir sisteminin güçlendirilmesi gerekir. Bu yapılmadığında beyindeki hücreler güçsüzleşerek, ölmeye başlar. Bu durumda sinir sistemi gerektiği gibi çalışamaz. Çünkü merkezi sinir sisteminin en önemli organı beyindir. Özellikle stresi yenmek, hücrelerin yaşlanmasına ve ölmesine engel olur. Bunun bile uygun besinleri tüketerek giderebilirsiniz.

    Sinir sistemini güçlendiren şifalı besinler

    B vitamini içeren besinler: Özellikle et, fındık, muz, patates yeşil sebzelerde B vitamini bulunur. Bu besinler sinirlere iyi gelmektedir. Sinirli zamanlarda bir avuç kadar ceviz, yer fıstığı tüketilebilir. Sinirlerin gevşediği rahatlıkla görülebilir.

    Doğal besinler: Elma, sarımsak, nane gibi doğal besinlerin tüketilmesi sinirlerin güçlendirilmesinde faydalıdır.

    Bal ve elma sirkesi: Kalbin ve sinir sisteminin güçlendirilmesinde, düzenli olarak bal ve elma sirkesi karışımı tüketilmelidir.

    Fındık: Sinirleri güçlendiren fındık, B vitamini haricinde HCG hormonunun üretimini tetikleyen proteinleri içerir.

    Akdiken suyu: Hem rahatlatıcı, hem de spazm çözücü besinlerden biridir. Sinirsel kaynaklı mide, kalp çarpıntısı, bağırsak gazlarına faydalıdır. İçerdiği potasyum sayesinde vücuttaki zehirli atıkların atılmasını, suyun dengeli kullanılmasını sağlar. Özellikle sinir hücrelerine, kalp damarlarına yararlıdır.

    Anason: Uykusuzluğa iyi gelen, rahatlatıcı ve spazm çözücü bitkidir. Sinirlere iyi gelir, baş ağrılarını giderir.

    Basalban: Ruhsal yorgunluğa, çarpıntıya, migrene iyi gelen bir bitkidir. Sinir sistemini uyarıcı etki yapar.

    Sinir Sistemini Güçlendiren Besinler

    Karabaş lavanta: Sinirsel bağ ağrılarını giderir, ağrı kesici etkisi vardır. Kalbin ve sinirlerin güçlenmesini sağlar, yüksek tansiyonu düşürür.

    Melisa: Sıkıntı, huzursuzluk gibi belirtileri giderir. Sinirsel baş ağrılarını giderir. Uykusuzluk sorununda, sinirlerin güçlendirilmesinde etkilidir.

    Şerbetçi otu: Nefes açan, rahatlatan, sinirsel mide sorunlarını gideren, sindirimi kolaylaştıran bir bitkidir. Merkezi sinir sisteminde uyarıcı etkisi vardır.

    Kedi otu: Stresi gideren, yatıştırıcı etkisi vardır. Sinirsel yorgunluğu giderir, kalp çarpıntısını, heyecanlanmayı önler. Ruhsal bozuklukları giderir, spazm çözer, sinirsel baş ağrılarını giderir.

    Fesleğen: Spazm çözücü ve uyarıcı bir bitkidir. Depresyon ve stres baş ağrılarını giderir. Merkezi sinir sistemini güçlendirir, yatıştırıcı etki yapar.

    Söğüt kabuğu: Aspirinin temel maddesi olan bitki, kuvvet verici ve sinirleri yatıştırıcı etkiye sahiptir.

    Kayısı: Sinirleri gevşeten, en doğal sakinleştirici özelliğine sahiptir. Rahatlamanızı sağlayan kayısıyı her zaman tüketebilirsiniz.

    Sinir sistemini güçlendiren besinler arasında nane, bal kabağı, muz, kakao, kuru baklagiller, patates, yasemin, reyhan, ardıç, biberiye, adaçayı, misk, kavun gibi besinlerde bulunmaktadır. Bu yiyeceklerin beslenmede yer alması sinir sisteminin güçlenmesine, dolayısıyla beynin işlevlerini daha rahat yerine getirmesine yardımcı olur.

    ]]>
    Otonom Sinir Sistemi İlaçları https://www.sinirsistemi.gen.tr/otonom-sinir-sistemi-ilaclari.html Sat, 01 Dec 2018 09:06:11 +0000 Otonom sinir sistemi ilaçları, otonom sinir sistemi vücutta istek dışında çalışan organ ve dokuların fonksiyonlarını düzenlemektedir. Sistemin santral ve bölümleri bulunur. Anatomi ve fizyolojik açıdan parasempati Otonom sinir sistemi ilaçları, otonom sinir sistemi vücutta istek dışında çalışan organ ve dokuların fonksiyonlarını düzenlemektedir. Sistemin santral ve bölümleri bulunur. Anatomi ve fizyolojik açıdan parasempatik ve sempatik sinir sistemi olarak iki bölümde işlev görür. Bu sistemler istek dışı çalışmaktadır. Vücut fonksiyonlarının yerine getirilmesinden ve vücudun korunmasında, dış koşullara karşı vücudun tepkilerini idare etmekten mesul olurlar. Otonom sinir sistemi ilaçları bazı gruplar halinde sınıflandırılmıştır. Bu ilaçlar etkisine göre hastalarda kullanılmaktadır.

    Otonom sinir sistemi ilaçları nelerdir

    Parasempatomimetik (Muskarinik) ilaçlar: Bu ilaçlar kimyasal yapılarına göre 2 şekilde sınıflandırılır. Bu ilaçlar asetilkolin ve diğer kolin esterleriyle, Parasempatomimetik etkiye sahip alkaloidler ile  sentetik benzerlerdir. Alkaloidler arasında aseklidin ve pilokarpin sayılabilir.

    Antikolinesteraz (Anticlıolines Terases) ilaçlar: Bu ilaçlar tedavi amaçlı ve haşere mücadelesinde insektisit olarak kullanılmaktadır. Bunlar geçici ve kalıcı etkide olurlar. Neotigmin, fizostigmin, mestinon, ambenonyum geçici etkide, tetraetilpirofosfat, iyodid, ekoyofat, paraokson kalıcı etkide olan Antikolinesteraz türü ilaçlardır.

    Otonom Sinir Sistemi İlaçları

    Parasempatolitik (Antimuskarinik) ilaçlar: Bu ilaçlar otonom sinir sisteminde sempatik ve parasempatik sistemi etkilemektedir. Vücuttaki organ ve dokulardaki reseptörlerde sinir uçlarından salgılanan asetilkolinin etkisine karşılık, kolinerjik blokaja neden olup, güvenilir etkiyle kullanılabilecek en uygun ilaç atropin ile skopolamindir.

    Sempatomimetik (Adrenerjik) ilaçlar: Sempatol, adrenalin, efetonin, efedrin gibi ilaçlar, otonom sinir sisteminde periferik vazokontüksiyon etkisi gösterir.

    Sempatolitik ilaçlar

    Nikotin ve gangliyonları simüle eden diğer ilaçlar

    ]]>
    Kas Ve Sinir Sistemi Hastalıkları https://www.sinirsistemi.gen.tr/kas-ve-sinir-sistemi-hastaliklari.html Sun, 02 Dec 2018 07:53:32 +0000 Kas ve sinir sistemi hastalıkları, toplumda yaygın olarak etkili olan rahatsızlıklardır. Sinir sistemi içsel ve dışsal çevrenin algılanmasında etkilidir. Bilgiyi sağlayan, işleyen ve vücuttaki hücre ağları sayesi Kas ve sinir sistemi hastalıkları, toplumda yaygın olarak etkili olan rahatsızlıklardır. Sinir sistemi içsel ve dışsal çevrenin algılanmasında etkilidir. Bilgiyi sağlayan, işleyen ve vücuttaki hücre ağları sayesinde bunları farklı alanlara ileten, organ ve kas yapısındaki düzeni sağlayan sistemdir. Bu yüzden kas ve sinir hastalıkları birbiriyle bağlantılı rahatsızlıklardır. Kas hastalıkları kas ve sinir sistemi üzerinde fonksiyon bozukluklarına, kaslarda güçsüzlük ve erimeye neden olan, çok sayıda türü bulunan, çoğu genetik olan rahatsızlıklardır.

    Kas ve sinir sistemi hastalıkları nasıl oluşur, hangi belirtileri verir

    Vücudun gelişimi ve çalışması genlerin kontrolü altındadır. Hücrelerdeki kromozomlarda bulunan genler, kromozomlarla beraber çoğalır, hücre bölündükçe genlerde yeni hücrelere geçiş yapar. Çocukların genlerinin birisi anneden, diğeri babadan gelir. Baba ya da annenin genlerinde bozukluk olursa, bu çocuğa da aynen geçer. Bu durum vücut işlevlerinde bozukluğa neden olur. Kas ve sinir sistemi hastalıkları da genellikle genetik kaynaklı olduğundan, bu en önemli etkendir. Hastalıklar genellikle erken yaşlarda etkili olur. İleri yaşlarda da görülenleri bulunmaktadır. Özellikle kaslarda meydana gelen güçsüzlük gibi etkilerle kişilerde hareket yavaşlaması, oturup kalkarken zorlanma, merdiven çıkarken zorlanma gibi güç gerektirecek hareketlerde kendini göstermeye başlar. Hastaların bu durumları yaşaması halinde, en yakın sağlık kuruluşunda nöroloji bölümüne gitmeleri önerilir. Özellikle ailede bu hastalıkların olması halinde, akraba evliliğinin olması durumunda daha hassas davranılmalıdır.

    Kas Ve Sinir Sistemi Hastalıkları

    Kas ve sinir sistemi hastalıkları tanısı

    Bu tür hastalıkların tanısında önemli bir yeri olan EMG elektromyogram testi, kaslara yerleştirilen elektrotlarla kas ve sinirlerin durumu tespit edilmeye çalışılır. Bunun dışında yapılacak kan testleri de yararlı sonuçlar verir. Tetkikler sayesinde spinal musküler atrofiler ile diğer kas sinir sistemi hastalıklarından ayırt edilir. Kan tetkikleri sırasında genlerdeki kusur belirlenerek, hastanın taşıdığı hastalıklar tespit edilebilir. Bunların dışında biyopsi yapılarak ta tanı konulabilir. Kas ve sinir sistemi hastalıkların bilinen elliden fazla türü bulunmaktadır. Bu nedenle teşhisin doğru yapılması önemlidir.

    Kas ve sinir sistemi hastalıkları nasıl ilerleme gösterir

    Türüne göre hastalıklar hızlı ya da yavaş bir ilerleme gösterebilir. Zaman içinde hareketlerde zorlanma, yavaşlama ve en sonunda hastanın tekerlekli sandalyeye mahkum olması gibi bir süreç işleyebilir. Ağırlaşan hastalarda istenmeyen bazı yan etkiler meydana gelebilir. Özellikle yutma güçlüğü, eklemlerde kısalma, bası yaraları, solunum sorunları bunlar arasındadır. Bu yüzden hasta ve yakınlarının nörologlardan, fizyoterapistlerden destek almaları tavsiye edilir.

    ]]>
    Sinir Sistemi Bozuklukları https://www.sinirsistemi.gen.tr/sinir-sistemi-bozukluklari.html Sun, 02 Dec 2018 09:14:31 +0000 Sinir sistemi bozuklukları, sinir sistemi vücuttaki tüm organ ve dokuların işlevlerini yerine getirmesini sağlayan bir bütündür. Sinir sisteminde meydana gelen bozukluklar gerek psikolojik olarak, gerekse fiziksel olarak Sinir sistemi bozuklukları, sinir sistemi vücuttaki tüm organ ve dokuların işlevlerini yerine getirmesini sağlayan bir bütündür. Sinir sisteminde meydana gelen bozukluklar gerek psikolojik olarak, gerekse fiziksel olarak çeşitli sorunların, hastalıkların ortaya çıkmasına neden olur. Akıl almaz bir biyolojik sistem olan sinir sisteminin bir yerinde ortaya çıkan bozukluk, beraberinde genel sağlık üzerinde etkili olan rahatsızlıklara yol açar.

    Sinir sistemi bozukluklarının neden olduğu sorunlar

    Sinir bozukluğu: Özellikle yaşam koşullarından etkilenen kişilerde görülen bir rahatsızlıktır. Psikolojik olarak kişiyi etkileyen bu durum, endişe içinde olma durumuna anksiyete, bitkinlik şeklinde olan durumuna depresyon denir. Yaşamdan zevk almama, mutsuz olma, düzensiz uyku gibi belirtiler gösterir. Bu sorunlar sinir sistemi bozukluklarından kaynaklanır.

    Sinirsel ağrılar: Künt şeklinde ağrılarla vücudun her yerinde etkili olur. Genellikle kalp çevresi ağrıları görülür. Bazen baş ağrıları etkilidir. Eğer bedensel bir sorundan kaynaklanmıyorsa, bunların nedeni sinirsel kaynaklıdır.

    Sinirsel hazımsızlık: Sinir sistemi uyumlu çalışmasını kaybettiğinde ortaya çıkan bir sorundur. Alkol ve sigara kullanımı, kafein alımı, süt tüketimi, yemeklerin hızlı çiğnenmeden yenmesi gibi etkenler sorunun büyümesine, yakınmaların artmasına yol açar. Karın bölgesinde ağırlık hissi, mide ekşimesi, gaz çıkarma, geğirme, baş ağrısı, yorgunluk, unutkanlık gibi etkiler ortaya çıkar.

    Sinirsel kusma: Sinir sisteminde ortaya çıkan düzensizlik nedeniyle, ağza su gelmesi ya da kusma şeklinde ortaya çıkar. Sinirlenmemek, düzenli bir yaşam tedavideki ilk aşamadır.

    Afoni: Bu sorun kısmi ya da tam olarak ses kaybı yaşanmasıdır. Bunun nedeni genellikle konuşma kaslarının kontrolünü sağlayan sinirlerin hasarlanması, boğaz hastalıkları ve nerozdur.

    Anosmi:Nezle, grip gibi enfeksiyonlar sonucunda ya da koku siniriyle ilgili olan beyin bölgesindeki patolojilerden kaynaklanan koku alamama sorunu, sinir sistemi bozuklukları arasındadır.

    Sinir Sistemi Bozuklukları

    Bağırsak gazı: Bağırsaklardaki şişkinliğin nedeni bağırsak gazı olabilir. Bunun sebepleri bezlerin yeterince çalışmaması ya da sinir bozukluğundan olabilir.

    Bel gevşekliği: Cinsel ilişkideki erken boşalma sorunudur. Tıpta ejekülasyon olarak tanımlanır. Genellikle ruhsal sorunlardan kaynaklanır. Sinirlerin dinlendirilmesi, açık havada bulunma, hazmı kolay yiyeceklerle beslenme gibi önlemler alınabilir.

    Yüz sinir felci: Sinir sistemi bozukluklarının neden olduğu rahatsızlıklardan biridir. Genellikle kalıcı etkiye neden olmaz. Yüzün yarısının kısmı olarak hareketsiz kalması şeklinde meydana gelir.

    Demiyelinizasyon: Bu sorun sinir liflerini saran miyelin kılıfının kaybı sonucunda ortaya çıkar.

    Dil felci: Sinir sisteminden kaynaklanan bozuklukla dil gücünün kaybedilmesidir.

    Epilepsi: Merkezi sinir sistemi hastalığı olan epilepsi sara hastalığı olarak ta bilinir.

    Felç: Sinir sistemi bozukluğu nedeniyle kas gücünün kaybedilmesi felç ya da inme olarak tanımlanır. Felç hafif ve ağır şekilde ortaya çıkabilir. Sinir sistemindeki hasarın derecesine göre, felcin etkisi farklı olur.

    Havale geçirme: Vücuttaki kasların ani şekilde kasılmasıyla ortaya çıkan sorundur. Havale yetişkinlerde genellikle epilepsi nöbetlerinde ortaya çıkar. Çocuklarda ise, sinir sisteminin çeşitli unsurlara karşı verdiği tepki sonucunda görülür.

    ]]>
    Sinir Sistemi Anatomisi https://www.sinirsistemi.gen.tr/sinir-sistemi-anatomisi.html Mon, 03 Dec 2018 06:09:24 +0000 Sinir sistemi anatomisi, sinir sistemi merkezi ve çevresel yani periferik olarak iki bölüm halindedir. Merkezi sinir sistemi beyin ile medulla spinalisten meydana gelir. Embriyonik dönem sırasında nöral tüpün kaudal böl Sinir sistemi anatomisi, sinir sistemi merkezi ve çevresel yani periferik olarak iki bölüm halindedir. Merkezi sinir sistemi beyin ile medulla spinalisten meydana gelir. Embriyonik dönem sırasında nöral tüpün kaudal bölümünden medulla spinalis, rostral bölümünden de önden araka tarafa doğru ön beyin, orta beyin ile arka beyin meydana gelir. Ön beyin bölünerek serebral hemisferler ile diensefalon yapılar oluşur. Arka beyinden ise, pons, Bulpus ile Serebellum meydana gelir. Merkezi sinir sisteminde mezensefalon, pons ile Bulpus denilen parçası beyin sapıdır.

    Merkezi sinir sistemi ve etrafındaki zarlar kemikle örtülmüştür. Beyin kafatası boşluğunda, medulla spinalis yani omurilik vertebral kanalda bulunur. Merkezi sistemi çevreleyen dıştan içe doğru incelen 3 zar vardır. Bunlar dura mater, araknoid ve pia mater zarlarıdır. Pia mater zarla araknoid zarın arasında, beyin omurilik sıvısının dolaştığı Subaraknoid boşluk bulunur. Dura mater kalın ve esnek olmayan bir yapıya sahip, kafa boşluğuna doğru iki uzantısı olan bir zardır. Uzantılardan tentorium cerebelli kafa boşluğunun üst ve alt olarak ikiye bölünmesini sağlar. Supratentoryal alanda serebral hemisferler, arka çukurda yani infratentoryal alanda da beyin sapı ve Serebellum bulunur. Falx cerebri  iki serebral hemisfer arasında bulunan dura mater uzantısıdır. 

    Serebral hemisferlerde dış yüzeyinde beyinde fazla sayıda girinti ve çıkıntının olduğu görülür. Serebral hemisferler, orta kısmında falx cerebri ile ayrılan yarıkla ikiye ayrılır. Yarığın altında bağlantıyı sağlayan lif demetlerinden meydana gelmiş corpus callosum bulunur. Bu iki hemisferi birbirine bağlar. Her hemisfer dört loba ayrılmıştır. Bunlar kendilerini örten kemiklerin adıyla anılır. Serebral hemisferlerin içi incelendiğinde, beynin iç kısımlarına göre kırmızı kahverengi renkte olduğu görülebilir. Bu gri maddeden oluşmuş beyin korteksidir. Korteks 1,5-4,5 mm kalınlığında olabilir. Burada 10 milyarın üzerinde sinir hücresi bulunur. Korteks bölgesel farklılıklar gösterse de, 6 tabakadan oluşur. Korteksin altında bulunan beyaz maddenin içinde gri madde adacıkları olur. Bunlara gangliyon ya da bazal nüveler denilir.

    Sinir Sistemi Anatomisi

    Sinir sistemindeki sinir hücreleri nöron olarak tanımlanır. Bunlar sinir sisteminin parankimal hücreleridir. İmpuls iletimini gerçekleştirecek şekilde özelleşmişlerdir. Hücre gövdesi ve uzantılardan oluşur. Kısa uzantılar dentrit olarak tanımlanır. Nöronda bir ya da daha fazla sayıda dentrit bulunabilir. Bunlar hücre gövdesine en iyi şekilde iletimi sağlar. Nöronların akson denilen tek uzantısı da, sinir impulsını gövdeden perifere iletir. Aksonların boyu birkaç milimetreden, bir metreyi geçebilen boya sahiptir. Merkezi sinir sistemindeki diğer grup hücrelerde glia ya da nöroglia denilen hücrelerdir.  

    Substantia alba içindeki gri maddede nöronların uzantıları bulunmaktadır. Bunlar sinir sisteminde impuls iletimini sağlarlar ve 3 gruba ayrılırlar. Beyin kesiti içinde nöral yapıların derinlerinde ventrikül denilen, epantim hücreleriyle örtülü boşluklar vardır. 4 tane ventrikül bulunmaktadır. 2 tanesi hemisferin içinde sağlı solu yerleşen yan ventriküllerdir.

    Beyin sapı Serebellum önündedir. Beyin sapının içine giden motor ve çıkan duyu liflerinin yaptığı traktuslar ve kranyal sinir çekirdekleri yer alır. Beyin sapının en üstü mezensefalon bölümüdür. Pons beyin sapındaki en geniş alandır.

    Sinir sistemi anatomisi oldukça karmaşık bir yapıdan oluşur. Beyinden başlayarak, omuriliğe kadar inen sinir sistemi milyarlarca sayıda nöronu kapsar. Sistemin işlevini gereği gibi yapması için, herhangi bir bozukluk olmaması gerekir. Nöronlarla iletimin sağlandığı sistemde idareci olan beyindir.

    ]]>
    Sinir Sistemi İlaçları https://www.sinirsistemi.gen.tr/sinir-sistemi-ilaclari.html Tue, 04 Dec 2018 05:14:37 +0000 Sinir sistemi ilaçları, sinir ilaçları daha önce kişiyi uyutan, bağımlılık yaratan ilaçlar olarak algılanmaktaydı. Ancak günümüzde kullanılan sinir sistemi ilaçları insan psikolojisini değiştiren, beyne uyarı Sinir sistemi ilaçları, sinir ilaçları daha önce kişiyi uyutan, bağımlılık yaratan ilaçlar olarak algılanmaktaydı. Ancak günümüzde kullanılan sinir sistemi ilaçları insan psikolojisini değiştiren, beyne uyarı göndererek ruhsal sorunları çözen türdendir. Bu ilaçların yan etkileri de oldukça azaltılmıştır. Bu nedenle ihtiyacı olan kişiler sinir sistemi ilaçlarını rahatlıkla kullanmaya başlamıştır. Sinir sistemi ilaçları hem psikoloji alanında, hem de sinir sisteminin işlevini yerine getirmesinde önemli bir yeri vardır. Sinir hücrelerinin haberleşmesini sağlamak, ilaçlardaki bileşikler sayesinde sağlanır. Bu bileşikler dopamin, asetilkolin, serotonin, adrenalin, gamaamino bütirik asit, glutamikasit, glişin, bazı peptitler ve histamindir.

    Sinir sistemi ilaçlarının etkisi

    Sinir sistemini etkileyen ilaçlar, sistemi uyaranlar ve sistemi baskı altında tutanlar olarak 2 bölüme ayrılmıştır. Sinir sistemini uyaranların bir kısmı analeptikler olarak tanımlanır. Teofilin, pikrotoksin, striknin, kafein, pentetrazol bu gruptaki ilaçlardır. Özellikle solunum düzensizliğinden zehirlenen kişilerde yararlı olurlar. Sinir sistemini baskılayan ilaçlar ise, anestezikler, alkol, uyku ilaçları, morfin türevleridir. Psikolojik hastalıkların tedavisi için kullanılan ilaçlarda, sinir sistemi ilaçları arasındadır. İlaçların çoğunluğu kişilerde bağımlılık yapar. Sinir sistemini baskılayan ilaçlardaki bağımlılık daha belirgindir. Uyku ilaçları özellikle barbitürik asit türevleri güçlü bağımlılık yaratırlar. Benzodiazepin türevi olanlar daha tehlikesizdir. Sinir sistemini etkileyen LSD, esrar, kokain, amfetamin gibi ilaçların psişik bağımlılık etkisi vardır. Özellikle sosyo ekonomik açıdan ilerlemiş ülkelerde bunların kullanımı yaygındır.

    Sinir Sistemi İlaçları

    Psikiyatri alanında kullanılan sinir sistemi ilaçları

    • Öncelikle depresyonda kullanılan antidepresan ilaçlar
    • Öncelikle şizofrenide kullanılan antipsikotik ilaçlar
    • Mizaç dalgalanmalarını gideren ilaçlar
    • Özellikle sıkıntı, huzursuzluk gibi durumlarda kullanılan kaygı giderici ilaçlar

    Depresyon tedavisinde kullanılan antidepresanlar bağımlılık etkisi yapmaz, uyuşturucu etkisi yoktur. Bu ilaçlar beyinde azalan dopamin, serotonin, noradrenalin gibi maddeleri arttırarak, sinir sistemi üzerinde olumlu etki yaratır. Yani vücutta bozulan dengeyi yeniden inşa ederler. Etkileri kullanımdan sonraki 2-3 haftada başlar. Düzenli olarak en z 6 ay kullanılmalıdır.

    Dopamin fazlalığından kaynaklanan şizofreni tedavisinde kullanılan antipsikotik ilaçlarda, dopamin etkisini azaltır. Bunların yan etkileri hem azdır, hem de geçicidir. Ayrıca cinsel sorunlarda, depresyonda, hıçkırığın giderilmesinde, kaygı fazlalığında da kullanılır.

    Kaygı gideren sinir sistemi ilaçları rahatlatıcı etkiye sahiptir. Bu ilaçların bağımlılık yapma özelliği bulunur. Bu nedenle doktor tavsiyesiyle kullanılmalıdır.

    Mizaç dalgalanmalarını önleyen sinir ilaçları özellikle manik depresif hastalıkta kullanılmaktadır. En fazla kullanılanı lityum tuzudur. Sara hastalarında faydalı olduğu da bilinmektedir. Uzun süre kullanılmalarında herhangi bir sakınca olmaz.

    ]]>
    Sinir Sistemi Fizyolojisi https://www.sinirsistemi.gen.tr/sinir-sistemi-fizyolojisi.html Tue, 04 Dec 2018 14:12:30 +0000 Sinir sistemi fizyolojisi, hücrelerin, doku ve organların, çeşitli fonksiyonların gerektiği gibi yapılabilmesi için, yapıların hem kendi aralarında, hem de çevreden gelen uyaranları doğru şekilde değerlendirmeleri Sinir sistemi fizyolojisi, hücrelerin, doku ve organların, çeşitli fonksiyonların gerektiği gibi yapılabilmesi için, yapıların hem kendi aralarında, hem de çevreden gelen uyaranları doğru şekilde değerlendirmeleri gerekir. Sinir sistemi canlıda vücudu için çevreden gelen uyarıları reseptörleriyle alan, bundan elde edilen verilere göre çeşitli organların harekete geçmesini sağlayan önemli bir sistemdir. Omurgalılarda olan sinir sistemi, farklı alanlara ayrılmış ve karmaşık görevleri üstlenmiş kompleks bir organ gibidir.

    Sinir sistemi fizyolojisi

    Omurgalılardaki sinir sistemi iki farklı kısma ayrılmıştır. Bunlardan periferik sinir sistemi duyu nöronları ve motor nöronlarından meydana gelir. Motor sinirlerini içeren sistemin içinde, kalp kası, düz kaslar ve salgı bezlerini uyaran otonom sinir sistemi ile iskelet kaslarını uyarıcı somatik sinir sistemi bulunur. Otonom sinir sistemi de kendi arasında sempatik ve parasempatik sinir sistemi olarak ayrılır.

    Merkezi sinir sistemi ise, beyin, omurilik, omurilik soğanı, beyin sapı, beyincik gibi yapılardan oluşur. Omurgalıların hepsinde beyin tek yapıdadır. Embriyonik neural tüp meydana geldiğinde, anterior uç genişlemekte, 3 ana beyin vesikülü yani  ön beyin, orta beyin ve arka beyin şeklinde farklılaşır. Koku alma, tat alma ve görme gibi merkezler ön beyinde yer alır. Küçülmüş olan orta beyin, göz kaslarının hareketi le optik kiazmanın oluştuğu merkezdir. İskelet kaslarının kontrolünü sağlayan arka beyin, zar labirentten bilgiyi alır. Bunun yanında kaslar, tendonlar ve eklentilerdeki reseptörlere ger beslemeyi yapar. Kas kasılmasına neden olan motor impulsları gönderir. Bütün omurgalılardaki vücut duruşunu arka beyin düzenler.

    Merkezi sistemdeki omurilik ise, omurganın içinde boydan boya uzanan kanalda yer alan yapıdır. Görevi periferden gelen iletileri beyne ya da tam tersi yöne, beyinden gelen iletileri de vücuda iletmektedir. Yani beyin ve vücut arasındaki iletişim omurilik tarafından sağlanır. Bu bölge aynı zamanda kasları kontrol altında tutan refleks merkezi olarak çalışır. Refleks merkezlerinin beyinle bağlantı kurmasını sağlar. Refleks uyarılan reseptörlerin ve effektör organlarda oluşturulan istek dışı hareketleri kapsar.

    Sinir Sistemi Fizyolojisi

    Omuriliğe ulaşan duyu sinir hücrelerinin gövdesi omurilik dışında olur. Bunların duyu fibrilleri de omuriliğin dorsal bölgesine ulaşır. Bu alanda internöronlar ile ya da motor nöronlarla sinaps yapmaktadırlar. Motor sinir hücresinin gövdesi omuriliğin ventral bölümündedir. Duyu nöronuyla alınan uyaranlar omuriliğe getirilmektedir. Burada bir ya da daha fazla motor sinir hücresiyle sinaps yaparlar. Uyarana verilecek yanıt impulsı da motor sinir hücresiyle effektör organa taşınır. Bu sayede refleks yayı tamamlanır. Yani refleksin oluşması için, uyarıyı alacak reseptör, uyarıyı iletecek duyu nöronu, uyarıya cevap hazırlayan merkez, yanıtı iletecek motor nöronu, uyarıya yanıt verecek effektör organ olmalıdır. Bunlardan biri eksik olursa, refleks oluşamaz. 

    ]]>
    Çevresel Sinir Sistemi https://www.sinirsistemi.gen.tr/cevresel-sinir-sistemi.html Wed, 05 Dec 2018 09:10:48 +0000 Çevresel sinir sistemi, periferik sinir sistemi olarak ta bilinen sinir sistemidir. beyin ve omurilikle diğer organlar arasındaki bağlantıyı sağlayan sinirler ve gangliyonlardan meydana gelir. Sinirlerin 12 çifti beyinden Çevresel sinir sistemi, periferik sinir sistemi olarak ta bilinen sinir sistemidir. beyin ve omurilikle diğer organlar arasındaki bağlantıyı sağlayan sinirler ve gangliyonlardan meydana gelir. Sinirlerin 12 çifti beyinden çıkar, 31 çifti de omurilikten çıkar. Kafatası ile omur sinirlerinin yapısı hücre gövdesi, dentrit ile aksondan meydana gelir. Hücre gövdesi de beyin ve omurilik etrafında kümelenir ve gangliyonları meydana getirir. Somatik ve otonom sinir sistemi olarak iki kısımdan oluşur.

    Çevresel sinir sisteminin beyin sinirleri

    Beynin farklı alanlarından 12 çift sinir çıkmaktadır. Sinirler baş bölgesindeki kasları, bezleri ve duyu organlarını sinirsel bakımdan kontrol eder. Balık ve kurbağa dışında tüm omurgalılarda beyinden çıkan sinirler 12 çifttir. Bu sinirlerin en önemli olanı nervus vagustur.  Otonom sinir sisteminin bir bölümünü oluşturan nervus vagus sinir çifti, göğüs ve karın bölgesinde yukarıdaki organlara sinirsel bağlantılar yapmaktadır. Bir yandan kalp çizgili kaslarının çalışmasını yavaşlatır, diğer yandan düz kasların çalışmasını hızlandırır.

    Çevresel sinir sisteminin omurilik sinirleri

    Omuriliğin arka kök ve ön kök denilen bölgelerinden 31 çift sinir çıkmaktadır. Ön kök bölgesinden çıkan sinirlerin hasar görmesi, tahrip olması durumunda, sinirlerin beslediği alanda felç oluşması söz konusudur. Arka kökten çıkan sinirlerdeki hasar felce neden olmaz. Ancak duyu organlarının görevini yapması engellenir. İnsanlarda en büyük ve en uzun sinir lifi omurilikten bacaklara kadar uzanana siyatik siniridir. Omurilikten çıkan sinirler refleks yaylarını meydan getirirler. Organizmanın hızlı tepkileri bu reflekslerle oluşturulur. Bu kalıtsal refleks olarak tanımlanır. Şartlı refleks birden çok duyu organının oluşturduğu tepki davranışıdır. Yani limona karşı tat alma duyuları ve gözün oluşturduğu tepkiyle sindirim sisteminin uyarılması gibi.

    Çevresel Sinir Sistemi

    Çevresel sinir sisteminin bölümleri

    Otonom sinir sistemi: Çevresel sinir sistemindeki bu kısım istemsiz hareketlerin kontrolünü sağlamaktadır. Bu sistemde sadece motor sinir bulunur. Bunlar organların hızlı ya da yavaş çalışmasını sağlarlar. Beyin bilinçli şekilde otonom sisteme hükmedemez. Fakat sistemi kontrol eder. Yani kalbin çalışmasına, bağırsakların kasılması ve gevşemesine beyne hükmederek müdahale edilemez. Otonom sinir sistemi organlara parasempatik ve sempatik denilen motor nöronlarını bağlar ve kontrolü sağlar. Sempatik sistem hücre gövdesi omuriliğin içindedir. Gövdeden çıkan sinir lifleri omuriliğin etrafında sempatik gangliyona girer, sinaps oluşturarak tekrar aksonla gideceği organa doğru ayrılır. Bunlar ter bezlerine, tükürük bezlerine, tüyleri dikleştiren kaslar, göz irisine kadar gider. Parasempatik sistemin gangliyonları siniri verdiği organın yanında olur. Sempatik sistemin lifleri gibi otonom çalışan organlara sinir lifi gönderir. Beyinden çıkan nervus vagus parasempatik sistemin bir parçasıdır. Otonom sistemin özellikleri ise;

    • İstem dışı çalışan iç organların ve yapıların denetimini yapma
    • Sadece motor nöronlarından oluşma
    • Çapları küçük olduğu kadar, ileti hızları da azdır
    • Pregangliyonik sinir hücreleri miyelinli, postgangliyonik sinir hücreleri miyelinsizdir.  
    • Nöronlar işlevlerini kaybederse, yapı çalışması durmaz, sadece bozukluklar olur
    • Otonom sistem hedef organa, yapıya parasempatik ve sempatik olmak üzere zıt karakterli 2 sinir gönderir

    Somatik sinir sistemi: Çevresel sinir sisteminin bu bölümü istemli faaliyetlerin yürütülmesini sağlar. Omurilikten ve beyinden çıkan sinir çiftlerinden oluşur. Duyu ve motor nöronlarını taşıyan sinir çiftlerinin bazısı duyu nöronlarını, bazısı motor nöronlarını, bazısı da her ikisini de taşır. Çapları büyük olan miyelinli nöronların iletim hızı da fazladır. Somatik sistemdeki]]> Somatik Sinir Sistemi https://www.sinirsistemi.gen.tr/somatik-sinir-sistemi.html Thu, 06 Dec 2018 05:52:58 +0000 Somatik sinir sistemi, otonom sinir sistemine bağlı sinirsel bir sistemdir. Vücutta istemli faaliyetlerin yürütülmesini sağlar. Somatik sistem motor ve duyu sinir hücreleriyle donatılmıştır. Sinir hücrelerinin gövdel Somatik sinir sistemi, otonom sinir sistemine bağlı sinirsel bir sistemdir. Vücutta istemli faaliyetlerin yürütülmesini sağlar. Somatik sistem motor ve duyu sinir hücreleriyle donatılmıştır. Sinir hücrelerinin gövdeleri merkezi sinir sisteminde yer alır. Aksonları iskelet kaslarına gitmekte ve istemli çalışan organların yani iskelet kaslarının idaresini sağlarlar. İnsanlar bağırma, koşma, zıplama, resim yapma, yürüme gibi beynin kontrolünde olan davranışları, hareketleri somatik sinir sistemi aracılığıyla yerine getiriler.

    Somatik sinir sisteminde beyin ve omurilikten çıkan sinir çiftleri bulunur. Bu sinirlerin bazılarında sadece motor nöronları bulunurken, bazılarında sadece duyu nöronları, bir kısmında da her iki nöron bulunur. Sinir çiftleri miyelin kını taşımaktadır. Bunların çapı büyük ve iletim hızları yüksektir. Görevleri istemli hareketlerin, davranışların yapılmasını sağmaktır. Somatik sistemdeki nöronların hasar görmesi durumunda, ilgili iskelet kası işlevlerini yerine getiremez, atrofiye uğrar yani kaslar körelir. Somatik sinir sistemini ilgilendiren olaylar bilinç dahilinde gerçekleşir. Duyusal bölüm vücutta eklem, kas, tendon gibi alanlardan gelen uyarıları alır, motor bölüm gelen uyarıları değerlendirir

    Somatik sinir sisteminin bölümleri

    Vücutta 43 sinir segmenti bulunmaktadır. Her segment içinde bir çift motor ve duyu siniri olur. Bunun 31 adedi omurilikte, 12 adedi beyin sapındadır. Bunların dışında binlerce ortak sinir vücutta bulunur. Somatik sistemde 3 bölümden oluşmaktadır. Bunlar;

    Spinal sinirler: Omurilikte duyusal bilgi ve motor komutları taşıyan çevresel sinirlerden oluşur

    Somatik Sinir Sistemi

    Kraniyal sinirler: Bunlar beyin sapı dışında olan bilgiyi taşıyan sinir lifleridir. Koklama, duyma, görme, tatma bunların içindedir

    Ortak sinirler: Bunlar duyusal giriş ve motor çıkışlarının birleşiminden oluşur.

    Somatik sinir sistemi vücutta refleks hareketi dışında, bütün çizgili kasları kontrol altına alır. Sistemde motor sinir lifinde olan sinir sinyallerinin rotası, brodmann alanı 4 içinde bulunan motor sinir hücrelerinin üst hücre gövdesinden başlamaktadır. Üst motor nöronlarının alfa motor nöronlarının reseptörleri tarafından alınan nörotransmitter, asetilkolini serbest bırakmaktadır. Dönerken alfa motor nöronları omurilikte spinal sinir anterior kökünün aldığı aksonları stimuliyle değiştirir. Daha sonra sinyaller iskelet kaslarında nöromüsküler kavşaklarını devam ettirir. Bu şekilde bırakılan nörotransmittere ve reseptörün türüne göre kasların verdiği tepki uyarıcı ve engelleyici olabilir.

    ]]>
    Sinir Sistemi Nedir https://www.sinirsistemi.gen.tr/sinir-sistemi-nedir.html Thu, 06 Dec 2018 15:49:10 +0000 Sinir sistemi nedir, sinir sistemi canlıların içsel ve dışsal çevreyi algılamasına, bilgi elde etmesine, bu bilgileri işlemesine yardımcı olan, vücuttaki hücre ağı sayesinde sinyalleri her yere ileten, kasların akt Sinir sistemi nedir, sinir sistemi canlıların içsel ve dışsal çevreyi algılamasına, bilgi elde etmesine, bu bilgileri işlemesine yardımcı olan, vücuttaki hücre ağı sayesinde sinyalleri her yere ileten, kasların aktivitesini düzenleyen sistemdir. İnsan vücuduna ait olan sinir sistemleri merkezi sinir sistemi, çevresel sinir sistemi, somatik, sempatik, otonom ve parasempatik sinir sistemi olarak isimlendirilir. Epilepsi, MS, menenjit, şizofreni, alzheimer gibi hastalıklar sinir sistemini etkileyen hastalıklar arasındadır. Sinir sisteminin görevleri arasında duyguları algılama, algıları birleştirip, bütünleme ve hareketi sağlama gibi önemli işlevler bulunmaktadır.

    Sinir sistemi neleri kapsar

    Merkezi sinir sistemi

    Sinir sistemi içinde yönetici ve denetleyici olan bölümdür. Bu kafatası ve omurga içinde bulunan sinirsel organlardan oluşmaktadır. Beyin kafatası içindeki en büyük sinirsel yapıdır. Girintili çıkıntılı yüzeyden oluşan beyin, iki yarım küreden oluşmaktadır. Beyin ve kafatası arasındaki 3 katlı zar beynin darbe ve sarsıntılardan korunmasını sağlar. Milyonlarca sinir hücresi ağ şeklinde beynin yapısında yer alır. Beyin insan vücudunda şu görevleri üstlenmiştir;

    • Duyu organlarından gönderilen uyarıları değerlendirir
    • Olayları ve problemleri düşünür ve çözer
    • Susama, acıkma, uyanıklık, uyku düzenini sağlar
    • Vücut ısısı ve kan basıncını düzenler
    • Hormonların ne zaman salgılanacağını belirler

    Yapısı beyne benzeyen beyincik, iki yarım küreden oluşmuş ve daha küçük ebattadır. Kafatasının alt arka tarafında bulunan beyincik, iç kulak, beyin ve iskelet kasları ile bağlantılıdır. İnsan vücudunda beyincik aracılığıyla yapılanlar ise;

    • Kol ve bacak kaslarının uyumlu bir şekilde çalışmasını sağlar
    • Hareketlerin dengeli olmasını sağlar
    • Kol ve bacak kaslarının çalışma derecesi düzenlenir

    Düz bir yüzeye sahip olan omurilik soğanı, aynı soğana benzer. İstem dışı çalışan organları yöneten yapı boynun üst tarafında yer alır. Omurilik soğanı insan vücudunda;

    • İstemsiz yapılan hareketlerin yönetimini
    • Solunum, boşaltım ve dolaşım sisteminin çalışmasını
    • Sindirim sisteminin çalışmasını düzenlemektedir.

    Omurgada sırtta bulunan omurilik, düz yüzeyli sinir kordonundan oluşmuştur. İşlevi kafatasındaki organlarla vücuttaki organların bağlantısını sağlamaktır. Omurilik insan vücudunda;

    Beyin ve organlar arasındaki iletimi sağlanır

    Sinir Sistemi Nedir

    Reflekslerin düzenlenmesi sağlanır. Refleksler doğuştan ve sonradan kazanılır. Doğuştan olanlar nesillere aktarılır, sonradan kazanılanlar ise, sonraki nesillere aktarılmaz.

    Çevresel sinir sistemi

    Bu sinir sistemi içinde vücudu ağaç kökü gibi saran, sinir liflerinden oluşmaktadır. Merkezi sinir sistemiyle organlar arasındaki sinirsel iletimi sağlar. Sinir dokusunu oluşturan nöronlar, insan vücudunu ağ şeklinde sararak, tüm yönetimi sağlar. Çalıştıklarında çok fazla enerji harcarlar. Sinir sistemi sağlığı bakımından, dengeli ve sağlıklı beslenmeli, sigara ve alkol alışkanlığından uzak durulmalıdır. Bunlar beyin hücrelerini tahrip etmekte, yeni hücre oluşumunu engellenmektedir.

    ]]>
    Merkezi Sinir Sistemi Organları https://www.sinirsistemi.gen.tr/merkezi-sinir-sistemi-organlari.html Thu, 06 Dec 2018 16:54:29 +0000 Merkezi sinir sistemi organları, merkezi sinir sistemi kafatasında ve omurgada yer alan beyin ve omurilikten meydana gelmiştir. Bütün beyinle omurilikle birlikte bir eksen oluşturmaktadır. Bunlar uzun uzantılara sahip, nö Merkezi sinir sistemi organları, merkezi sinir sistemi kafatasında ve omurgada yer alan beyin ve omurilikten meydana gelmiştir. Bütün beyinle omurilikle birlikte bir eksen oluşturmaktadır. Bunlar uzun uzantılara sahip, nöron denilen sinir hücreleriyle destek doku nörogli hücrelerinden yapılıdır. 1,5 kg toplam ağırlığa sahiptir. Beyin sapından çıkan on iki kafa siniri vardır. Bunun dışında 31 çift omurilik siniri bulunur. Sinirler vücudun dışla ilişkisini sağlar. Bunlar duyum ve hareket sinirleridir.

    On iki kafa siniri nelerdir

    • Görme siniri
    • Koklama siniri
    • Göz hareket siniri
    • Üçüz sinir
    • Troklea siniri
    • Göz dış hareket siniri
    • Yüz siniri
    • Dil yutak siniri
    • İşitme siniri
    • Akciğer mide siniri
    • Dilaltı siniri
    • Omurga siniri

    Merkezi sinir sistemi organları nelerdir

    Beyin

    Beyin bilincin, içgüdü ve deneyimlerle kazanılan bilgilerin biçimlendiği yerdir. Sinir sisteminde önemli bir yere sahiptir. Vücuttaki tüm hareketlerin, tepkilerin yönetildiği, belleğin, duyguların ve kişiliğin merkezidir. Beyin büyüklüğünün zekayla bağlantısı yoktur. Erkeklerin beyninin kadınlardan, yetişkinlerin çocuklardan büyük olması, sadece yaşla, vücut ağırlığı ile cinsiyetten kaynaklanır. Beyin yapısı insanda kıvrımlı, iri bir cevize benzer. Bu kıvrımlar açılırsa, yastık yüzeyi kadar geniş bir alan oluşturur. Beynin en önemli kısmı kişiliği ve duyguları yönlendiren, iki yarım küreden oluşan asıl beyindir. Vücudun en gelişmiş organı olan beyin ortalama 1350 gramdır. Milyonlarca sinir hücresinin toplandığı beyin kabuğu kirli beyaz renkli göründüğünden, doku boz madde olarak tanımlanır. Bu dokunun altında vücudun her yerine uzanan sinir lifleri aksonlar bulunur. Burası beyaz bir kılıfla sarıldığından, doku ak madde olarak tanımlanır. Meninks adlı beyin zarları da, içten dışa doğru pia mater, araknoid, dura mater olarak tanımlanır. Beynin ortasında karıncık adı verilen 4 boşluk vardır. İçleri beyin omurilik sıvısıyla kaplıdır. Bu sıvı beyin karıncıklarında üretilir ve beyni herhengi bir darbeden koruyacak tampon görevi görür.

    Duyu organları aracılığıyla vücuttan bilgi alan beyin, duyumsama sürecini bu şekilde geçirir. Bilgileri alan beyin, bunları değerlendirir ve hareket sinirleriyle kaslara gerekli emirleri gönderir. Vücudun değişik yerlerindeki duyu ve hareket sinirlerini denetleyen alanlar beyin kabuğunda bulunur. Yani gözle bakar beyinle görürüz, kulakla dinler, beyinle işitiriz.

    Merkezi Sinir Sistemi Organları

    Beyincik: Beynin arka tarafındaki sinir kütlesidir. Buna arka beyinde denmektedir. Beyindeki ikinci büyük kısımdır. Burası daha az kıvrımlı olan 2 parçadan meydana gelir. Yüzeyi gri renkli, içi beyaz renk hakim bazı alanlar gridir. Beyinciğin en önemli işlevi vücudun dengesini sağlamasıdır. Gözler ve denge organları, kulaklardaki yarım daire kanallarıyla bunu birlikte yürütür. Buralardan gelen uyarılarla beyincik durumu ayarlar. Aynı zamanda vücudu dengede tutacak olan kasları kasılı halde tutar. Gözler kapalı olduğundan, iş yapmak daha zor olur, dengede durmak güçleşir. Kas etkinliğini denetleyerek, beyne en büyük yardımcıdır. Kaslara giden uyarıları kuvvetlendirerek, kas geriliminin sürmesini sağlar. Beyincik kas kasılmasını kendisi başlatamaz. Ancak kasların kısmi kasılmada kalmasını sağlayabilir. Gergin duran kasların vücudun ayakta durmasını sağlaması, insanın bilinci dışında olur. Bunun nedeni beyinciğin bilinç düzeyi dışında hareket etmesidir. Beyincik zedelenmesi olursa, hareketlerde uyumsuzluk ve denge bozukluğu olur.

    Beyin sapı: Beyinde yarım küreleri ve beyinciği bağlayan bölümdür. Beynin en önemli bölümü olan beyin sapı soğan ilik ve varol köprüsü adında 2 bölümden oluşur. Vücuttaki iç organlarla beyin arasındaki bağlantıyı sağlar. Solunum hızının denetlenmesi]]> Merkezi Sinir Sistemi https://www.sinirsistemi.gen.tr/merkezi-sinir-sistemi.html Fri, 07 Dec 2018 09:55:30 +0000 Merkezi sinir sistemi, insanlardaki ne karmaşık biyolojik sistemdir. Sistemde milyonlarca sinir hücresi, aralarında çok sayıda bağlantıyla, yardımcı hücreler denilen glia hücreleri ana yapıyı oluşturur. Bu karmaşı Merkezi sinir sistemi, insanlardaki ne karmaşık biyolojik sistemdir. Sistemde milyonlarca sinir hücresi, aralarında çok sayıda bağlantıyla, yardımcı hücreler denilen glia hücreleri ana yapıyı oluşturur. Bu karmaşık yapı canlılık olayları ile davranışlarını düzenleyen ara birim görevini yapar. Sinir sistemi merkezi ve çevresel sinir sistemi olarak iki kısımda incelenir. Bunlardan merkezi sinir sistemi çevresel sinir sisteminden ulaşan verileri değerlendirerek, vücudun yeni durumlara uyum sağlamasında etkili olur.

    Merkezi sinir sistemini oluşturan beyin ve omurilik, 3 katlı zarla çevrelenmiştir. Zarlar dıştan içeriye dura mater, araknoid ve pia mater zarlardır. Bunlar kesintisiz şekilde merkezi sinir sistemini sarmakta, çevresel sinir sisteminde ise hafif yapı ve işlev farklılıklarıyla devamlılık göstermektedir. Pia zarla araknoid zarın arsında içi sıvıyla dolu bir boşluk bulunur. Boşluğa ince uzantılar veren araknoid zar, burada örümcek ağı şeklinde bağlantılar yapar. Bu uzantılarla pia mater zara bağlanan araknoid zar, boşluğu doldurur. Boşluk beyin omurilik sıvısıyla dolu olup, sinir sisteminin beslenmesini, atıkların atılmasını sağlar. Sinir sisteminin hepsini saran zar ve sıvı dolu boşluklar sayesinde, sistem sıvının içinde yüzer haldedir. Bu şekilde darbelerden korunur, hasarlar önlenir.

    Merkezi sinir sisteminin bölümleri

    Merkezi sinir sistemini oluşturan beyin ve omurilik kısmı, yukarıdan aşağıya doğru hiyerarşik bir yapılanma içindedir. Daha basit olan işle alt kısımda yer alan omurilik tarafından, daha karmaşık olan işlerde beyin sapı, beyincik, orta beyin gibi bölümlerde yürütülür.

    Omurilik: Merkezi sinir sistemi vücutta kararların verildiği, çevreden gelen bilgilerin yorumlandığı, zihin fonksiyonlarının yerine getirildiği yapılar bütünüdür. Bu sistemin en basit bölümü sırt ve omur kemiklerinin arasında yer alan ve aşağıya doğru uzanan tüp biçiminde olan omuriliktir. Burası çevreden gelen bilgilerin sisteme girdiği, merkezden gönderilen emirlerin çevresel sisteme aktarıldığı bölgedir. Burada refleks denilen istemsiz hareketlerde kontrol edilir. Orta kısmında uzanan ince bir kanal, çevresinde gri madde, bunun etrafında beyaz kütleden oluşan tüp şeklindeki omurilik, elektriksel devreler içerir.

    Merkezi Sinir Sistemi

    Beyin sapı: Sistemdeki ikinci bölüm beyin sapıdır. Çok sayıda alt birimden oluşan, omuriliğe kıyasla karmaşık bir yapıya sahip olan bölgedir. Omurilik ile beyni birbirine bağlayan köprü gibidir. Yaşamsal temel fonksiyonların yürütüldüğü önemli bir bölümdür. Kanın damarlarda dolaşımı, nefes alıp verme, kalp atımının düzenlenmesi, uyku ve uyanıklık, dikkat gibi çok sayıdaki etkinlik bu bölgede kontrol edilmektedir. Beyin sapının bölümleri ise;

    Bulpus, omurilik soğanı da denilen bu alanda, temel yaşamsal işlevler kontrol edilir. Burada yutma ve kusma merkezleri, kan basıncı refleksleri, solunum ritimleri gibi önemli merkezler bulunmaktadır. Vücuttan gelen duyuların önemli bir bölümü burada algılanır.

    Pons, bu bölümde beyin sapındaki hayati bölgedir. Kafa ile boyun bölgesinin işlevlerini yürüten kafa sinirleri denilen özel sinirlerin kontrol merkezleri buradadır. Kan basıncı, kalp hızı, solunum gibi temel işlevler burada yerleşmiştir. Pons bölgesinde beyincikle beyni ve omuriliği bağlayan yollar bulunmaktadır.

    Beyincik: Bu bölüm kas hareketlerinin düzenli olmasını sağlar. Kulakta olan yarım daire kanallarıyla beraber vücutta dengeli kas hareketlerini sağlamaktadır.

    Beyin: Bu organ merkezi sinir sisteminin en önemli bölgesidir. En karmaşık işlemler burada yapılır. Kafatası kemiklerine yapışan kalın bir zarla çevrilmiştir. İki yarım küreden oluşan beyin, istemli ve öğrenilebilir davranışların yönetildiği alandır. Konuşma ve yazma, koku alma, işitme, zeka, sevinme, hafıza, üzülme gibi işlevler beyinden idare edilmektedir.

    ]]>
    Sinir Sistemi https://www.sinirsistemi.gen.tr/sinir-sistemi.html Sat, 08 Dec 2018 05:28:22 +0000 Sinir sistemi, canlı vücudunda içsel ve dışsal olayları algılamaya neden olan, bilgileri elde eden, bu bilgileri işleyen, bedende bulunan hücre ağı sayesinde  farklı bölgelere sinyallerle ileten, organların ve kasla Sinir sistemi, canlı vücudunda içsel ve dışsal olayları algılamaya neden olan, bilgileri elde eden, bu bilgileri işleyen, bedende bulunan hücre ağı sayesinde  farklı bölgelere sinyallerle ileten, organların ve kasların faaliyetlerini düzenleyen organ sistemidir. Vücuttaki sinir ağını yani sinir sistemini oluşturan 2 bölüm bulunmaktadır. Bunlar beyin ve omurilikten oluşan merkezi sinir sistemi ile çevresel sinir sistemidir. Çevresel sinir sistemi merkezi sinir sistemini vücudun her yerine bağlayan uzun fiberlerden meydana gelir. Çevresel sinir sistemi motor sinirleri, dolaylı istemli hareket, sempatik sinir sistemi, otonom sinir sistemi, parasempatik sinir sistemi, enterik sinir sistemi ile düzenli istemsiz işlevlerden meydana gelir.

    Sadece beyne sahip olan bir sistemin duygu ve düşünce üretmesi mümkün değildir. Sinir sistemi bunların üretilmesini sağlar. Oldukça karmaşık bir yapıya sahip olan sinir sistemine sahip olmayan canlılarda basit bir yapı bulunur. Örneğin; süngerler, mesozoalar gibi. Sinir sistemindeki ne basit işlev, hücrenin birinden diğerine, vücudun bir alanından diğer alanına sinyalin iletilmesidir. İşlev bozukluğu olan sinir sisteminde çeşitli sorunlar gözlenebilir. Genetik bozukluk, enfeksiyon, fiziksel yaralanma, erken yaşlanma gibi sebepler sinir sisteminde bozukluğa neden olabilir. Bunun dışında parkinson, alzheimer, epilepsi hastalıkları, Kortikal görme bozukluğu, menenjit, şizofreni gibi hastalıklarda sinir sistemiyle alakalıdır. Bu bozukluk ve hastalıklarla tıp alanında nöroloji alanı ilgilenir. Nörobilim ise, sinir sistemiyle ilgilenen bilim dalıdır. Çevresel sinir sisteminde en fazla görülen sorun, çeşitli sebeplerle görülen sinir iletimi bozukluğudur. Diyabet nöropati, MS gibi rahatsızlıklar bunlara örnektir.

    Sinir sisteminin hücreleri 2 bölüme ayrılmaktadır. Bunlar nöronlar yani sinir hücreleri ile nöroglia olarak adlandırılır. Sinir hücreleri bazı yöntemler kullanılarak, diğer hücrelerden ayrılabilir. Bu hücrelerin en önemli özelliği sinapslar ile diğer hücrelerle iletişimi sağlamalarıdır. Nöroglia ise, sinir hücresi olmayan besleme, destek ile Homeostaz sağlayan, miyelin şeklindeki sinir sisteminde sinyal iletimine yardımcı olan hücrelerdir.

    Sinir Sistemi

    Sinir sisteminin anatomisi

    İnsanlarda dahil omurgalılarda sinir sistemi merkezi sinir sistemi ve çevresel sinir sistemi olarak ikiye ayrılır. Sistemin en büyük bölümü beyin ve omurilikten oluşan merkezi sinir sistemidir. Çevresel sinir sistemi de beyin ve omuriliğin dışındaki sinirlerden ve gangliyondan meydana gelmektedir. Organlarla merkezi sinir sistemi arasındaki iletişimi sağlamak ana görevidir.

    Sinir sisteminin işlevlerinden en önemlisi vücuttaki sinyalleri iletmektir. Hücreden hücreye sinyal iletmek çeşitli yollarla sağlanır. Bunlardan birisi vücutta kimyasalların salgılanmasının sağlanmasıdır. Bunlar hormon olarak tanımlanır. Sinir sisteminin temel işlevi ise, vücudu kontrol altında tutmaktır. Bunu duyu reseptörleri sayesinde bilgiyi alarak, bilgiyi çözümleyerek, merkezi sinir sistemine sinyal olarak göndererek, bilgiyi işleyerek ve tepkiyi etkinleştirip, kaslar ve bezlere çıkış sinyalleri göndererek sağlar. 

    ]]>
    İnsanda Sinir Sistemi https://www.sinirsistemi.gen.tr/insanda-sinir-sistemi.html Sat, 08 Dec 2018 23:43:48 +0000 İnsanda sinir sistemi, evrendeki en karmaşık biyolojik sistemdir. Sinir hücreleri ve aralarındaki bağlantı, yardımcı hücreler sinir sisteminin yapısını oluşturur. Bu karmaşık yapı, canlılık olaylarının ve davr İnsanda sinir sistemi, evrendeki en karmaşık biyolojik sistemdir. Sinir hücreleri ve aralarındaki bağlantı, yardımcı hücreler sinir sisteminin yapısını oluşturur. Bu karmaşık yapı, canlılık olaylarının ve davranışların düzenlendiği ara birimdir. Sinir sistemi genel olarak merkezi ve çevresel sinir sistemi olarak iki bölümde incelenir. Vücudun her alanından gelen bilgileri merkeze ileten, merkezdeki emirleri kaslara, salgı bezlerine ileten çevresel sinir sistemi, bir veri taşıyıcı olarak işlev görmektedir. Merkezi sinir sistemi gelen verileri değerlendirerek, kendi emirleriyle vücudun her duruma uyum sağlamasına çalışır.

    Merkezi sinir sistemi

    Beyin ve omurilikten oluşan merkezi sinir sistemi, üç katlı zarla çevrelenmiştir. Üç katlı zar sırasıyla en dışta dura mater, araknoid zar ve pia mater zardan oluşur. Kesintisiz şekilde merkezi sinir sistemini saran zarlar, çevresel sinir sisteminde hafif yapısal ve işlevsel değişikle devamlılık gösterir. En içteki pia zarla araknoid zarın arasındaki boşlukta sıvı doludur. Araknoid zarın uzantıları burada örümcek ağı gibi bağlantılar meydana getirmiştir. Uzantılarla pia mater zara bağlanan araknoid zar, arada oluşan boşluğu doldurur. Bu boşlukta beyin omurilik sıvısı bulunur. Sinir sisteminin beslenmesini ve oluşan atıkların atılmasını sağlayan sıvının yaşamsal önemi bulunmaktadır. İnsanda sinir sistemi bu zarlar ve aradaki sıvı dolu boşluklar sayesinde, etrafa karşı tampon vazifesi görür ve hasarlara karşı koruyucu etki yapar.

    Beyni besleme işlevi olan kan damarlarının duvarları, daha damarlar beyne girerken yapı değişikliğine uğramakta ve başka bir maddenin kontrolsüz girişine izin vermeyecek şekilde yapısal özellik kazanmaktadır. Bu sayede sinir hücrelerinin yardımcıları ve dış kısımdan desteklenen kan beyin engeli denilen özel bir yapı oluşur. Böylece sinir sistemi kanda bulunan zararlı maddelerin istilasından korunur.

    Sinir sisteminde yer alan merkezi sistemdeki yapılanma yukarıdan aşağıya doğrudur. Aşağıdaki bölümler daha kolay işlevleri yürütürken, yukarıda daha önemli işlevler yürütülür.

    Omurilik: Merkezi sinir sisteminin en altındaki omurilik, sırttaki omur kemiklerinin arasındaki tüp şeklinde olan yapıdır. Burası çevreden gelen bilgilerin sinir sistemine girdiği, merkezden gelen emirlerinde çevresel sisteme iletildiği alandır. İstemsiz hareketlerde yani reflekslerde buradan kontrol edilir. Omurilikte iletilerin nereye ve nasıl gönderileceğini belirleyen elektriksel devreler sinir hücreleri sayesinde oluşturulur.

    İnsanda Sinir Sistemi

    Beyin sapı: Bu merkezi sinir sisteminin alttan ikinci bölümüdür. Omurilik ve beyni birbirine bağlayan daha karmaşık hücrelerden oluşur. Yaşamsal fonksiyonlar açısından oldukça önemli bir alandır. Nefes almayı ve vermeyi, kalbin ritmini, damarlarda kanın dolaşmasını, dikkat, uyku ve uyanıklık hali gibi önemli fonksiyonları kontrol altında tutar. Beyin sapında omurilik soğanı olarak bilinen Bulpus ve pons bölgeleri bulunmaktadır. Temel hayati işlevlerin kontrolü Bulpus bölgesinde, kafa ve boyun işlevleri pons bölgesinde kontrol edilir. Pons bölgesi ayrıca beyni ve omuriliği bağlayan yolları kapsar.

    Ara beyin: Beyin sapının üzerinde bulunur. Buradaki bölgeler vücudun iç dengesinin korunmasında, açlık, susuzluk, hormonların kontrolü, duygusal tepkiler, heyecanlar gibi önemli fonksiyonların düzenlenmesini sağlar.

    Talamus: Beynin ortasındaki çift taraflı bir yapıdır. Vücuttan gelen duyuları beyin kabuğu bölgelerinin okuyacağı şekilde çevirmek, beyin kabuğundan gelenleri de alt bölümlere aktarmaktır. Burası aktarma merkezi olduğu kadar, işleme merkezi şeklinde görevini yapar. Beyin korteksine gönderilecek bilgileri derler ve bunları süzerek gönderir. Uyku ve uyanıklık döngüsünün sağlanmasına da yardımcı olur.

    Hipotalamus: Burası beyindeki en ilginç alandır. 3 gram]]> Sempatik Sinir Sistemi https://www.sinirsistemi.gen.tr/sempatik-sinir-sistemi.html Sun, 09 Dec 2018 00:03:59 +0000 Sempatik sinir sistemi, irade dışında çalıştırılan otonom sinir sisteminin bölümüdür. Sinir sisteminin parçası olan omurilikten çıkan sinirlerin bir bölümü sempatik sisteme aittir. Bu sinirler vücudu kargaşala Sempatik sinir sistemi, irade dışında çalıştırılan otonom sinir sisteminin bölümüdür. Sinir sisteminin parçası olan omurilikten çıkan sinirlerin bir bölümü sempatik sisteme aittir. Bu sinirler vücudu kargaşalara hazırlayan organları uyarmaktadır. Bunun yanında fonksiyonların yapılması gerekli olmayan organlara giden kan akımını azaltmaktadır. Beyin ve kan damarları arasındaki bağlantının çoğunu sempatik sinir sistemi sağlar. Dokulara giden kan miktarının ayarlanmasından, tansiyonun ayarlanmasına kadar önemli işlevleri bulunur. Kan damarlarını bir miktar daralmış şekilde tutar. Bu sayede damar duvarı hafif sertleşir ve kan daha kolay akar. Sempatik sinir sistemi olmazsa, kalbin pompaladığı kan gevşek damarlarda zor akardı. Sistem dokulara ve organlara giden kanı düzenlerken, kan basıncını da ayarlar. Güçlü bir şekilde uyarıldığında, 5-10 saniye içinde kan basıncı iki katına kadar yükselebilir. Sistem devre dışı kalırsa, 10-40 saniye içinde tansiyon yarı yarıya azalır. Bu özellik yaşamsal öneme sahiptir.

    Sempatik sinir sistemi nasıl işlev görür

    İnsanlarda kalp krizi, kalp yetmezliği, ağır kanama gibi durumlarda kan basıncı ani bir şekilde düşer. Bunun sonucunda beyin başta olmak üzere diğer organlara kan akımı düşeceğinden, aldıkları gıda ve oksijen oranı da azalır. Bu doku beslenememe sorunu, iskemi olarak tanılanır. Beyin oksijensiz kalmaya en hassas olan organdır. Bu yüzden beynin bundan korunması gerekir. Yaşamın devamı için diğer organların fedakarlıkta bulunması ve kanın çoğunluğunun beyne gönderilmesi gerekir. Beyin organlar içinde korunması gereken önemli bir organdır. Böyle zor bir durumda vazomotor merkez uyarılmaktadır. Uyarıyı alan merkez sempatik sinir sistemini deveye sokar ve parasempatik sinirleri baskılar. Sempatik sinirler kan basıncını 1-2 saniyede yükseltmek amacıyla pek çok etkiyi yaratır. Sempatik sinir sistemi kalbin daha fazla kan pompalamasına yardımcı olur. Bu tansiyonun yükselmesi, beyin başta olmak üzere tüm dokulara yeteri kadar kan gitmesi demektir.

    Sempatik sinir sistemi atardamarı daraltarak, tüm dokulara gidecek kanı azaltırken, yaşamsal değeri olan beyin ve kalp bundan muaftır. Bu organlarda daralma olmaz. Diğer organlara ait atardamarın daralmasıyla bu organlara giden kan artar. Bunu yaparken toplardamarları da daraltır. Bunlar vücuttaki en geniş damarlardır. % 70 kan oranını barındırarak, adeta kan deposu gibidirler. Sempatik sinir sistemi depodaki kanın kullanılabilmesi için, toplardamarları sıkıştırır. Bu sayede kalp daha fazla kan pompalamaya başlar.

    Acil durumlarda etkinin daha fazla olması için, sempatik sistem hormonları da görev yapmak için uyarır. Böbrek sütü bezinden adrenalin salgısını, noradrenalin ve dopamin salgılanmasını sağlar. Bu hormonlarda sempatik sinirler gibi etki gösterir. Bu nedenle böbrek üstü bezi ve sempatik sinir sistemi birbirlerinin sigortası konumundadır. Birlikte çalışarak tansiyonun hızla yükselmesine yol açarlar.

    Sempatik Sinir Sistemi

    Sempatik sinir sistemi vücudun korunması amacıyla bazen kaçmayı, bazen de savaşmayı tercih eder. Korteks oldukça kısa sürede buna karar vermelidir. Burada sempatik sisteme önemli bir vazife düşmektedir. Şiddetli tehlikeyle birlikte kan basıncı yükseltilir, kaslarda kan akımı artar, gereksiz organlara giden kan akımı düşer, metabolizma yükseltilerek, kan şekeri arttırılır. Kaslardaki glikoz hızlanırken, kas gücü yükseltilir. Zihinsel aktivite artar, kan kaybının azaltılması için, kanın pıhtılaşma özelliği artar. Bunun yan etkisi kan damarlarında pıhtılaşma ve kalp krizi riski olabilir. Bu değişimler kişinin aşırı oranda fiziki aktivite kazanmasına yol açar. Bu savaşmak ve kaçmak için gerekli olur. Yani sempatik sinir sistemi sadece sevinç, korku, heyecan, utanma gibi durumlarda işlev gören bir sistem değildir.

    ]]>
    Sinir Sistemi Beyin https://www.sinirsistemi.gen.tr/sinir-sistemi-beyin.html Sun, 09 Dec 2018 18:39:37 +0000 Sinir sistemi beyin, sinir sistemi denildiği zaman nöron adı verilen hücre yığını düşünülebilir. Fakat bu sistem mükemmel şekilde yaratılmış kompleks bir sistemdir. Ana merkezleri yakın şekilde kafatası içine Sinir sistemi beyin, sinir sistemi denildiği zaman nöron adı verilen hücre yığını düşünülebilir. Fakat bu sistem mükemmel şekilde yaratılmış kompleks bir sistemdir. Ana merkezleri yakın şekilde kafatası içine yerleştirilmiş, uzantılar ve tali merkezlerde vücuda yayılmış şekildedir. Beyin sinir sistemi başkanlığını yapmaktadır. Talamus, hipotalamus, beyincik, omurilik soğanı, omurilik gibi kısımlara ayrılan merkezi sinir sistemi, buralardan çıkan ve etrafa yayılan çevresel sinir sistemi sistemin parçalarıdır. İki yarım küreden oluşan beyin dışında, diğer kısımlar beyin sapıdır. Bu alanlar oldukça önemlidir. Omurilik kafatası dışında olsa da, merkeze bağlıdır. Kanalın içinde dizili olan omurlarda herhangi bir yaralanma olması halinde, bunun beyne yakınlığı ölçüsünde yaşamsal önemi yükselir. Ana merkezden vücuda yayılan sinirlerde oluşan yaralanmalarda, bağlı olan doku ve organda felç olsa bile, yaşamı tehdit etmez. Sinir sistemi beyin birlikte işlev gören yapılardır.

    Vücuttaki sinirlerin uzunluğu yaklaşık 768.000 km dir. Bunun ortalama 400.000 km si çevresel sinirlere, 368.000 km si merkezi sinir sistemine aittir. Beyindeki hücrelerden aynı anda geçen bilgi 200.000 civarındadır. Vücuttan her bölgeden her zaman milyonlarca bilgi, bu hücrelerden geçerek merkez sistemden çevresel sisteme, çevresel sistemden de merkeze aktarılır. Beynin sahip olduğu hücreler yaklaşık 30 milyardır. Beynin kabuk bölgesinde 10 milyar, beyinciğin kabuk bölgesinde 10 milyar, beyinde 10 milyon hücre vardır. Bu hücrelerin bilgi alışverişinde bulunmasını sağlayan bağlantı noktası yani sinapslar yaklaşık 100 trilyon kadardır. Beynin sağ ve sol yarım kürelerinde saniyede 4 milyar uyarı değişimi yapılır. Beyin insanın embriyo halinde % 92 oranında sudan oluşurken, doğumdaki su oranı % 90, gelişimi tamamladığında ise su oranı % 72 ye düşer. Beynin kalan kısmı farklı elementlerden oluşur.

    Sinir sistemi beyin faaliyetleri

    Beyinde beyincik denge ve kas hareketlerini düzenler, orta kısımdaki beyin ve omuriliği bağlayan piramit biçimindeki omurilik soğanı ile pons köprüsü kafatasından çıkarak omurgaya girer ve kalp atış hızını, sindirim süreçlerini, nefes alıp verme gibi süreçleri düzenler. Talamusla beraber reflekslerin denetlenmesi, iç organlardan gelen iletilerin düzenlenmesi, iç ortamın düzeni, uyku, heyecan denetlenmesi yapılır. Talamus omurilik soğanıyla yarım küreler arasında kesişim noktasıdır. Koku haricinde gelen duyu uyarılarını toplar, bunları kabuk bölgesine gönderir, duyuları bilinçli olarak değerlendirir. Talamusun altındaki hipotalamus, cinsiyetle bağlantılı hisleri, hoşlanma, ağrı, susama ve acıkma gibi hisleri, vücut ısısı, kan basıncı, iç organların işlevlerini düzenler. Hormonların üretilmesinde etkin rol oynar.

    Sinir Sistemi Beyin

    Beyindeki iki yarım kürenin ön tarafından arkaya doğru giden derin bir yarık bulunmaktadır. Bunun tabanında iki yarım kürenin irtibatını sağlayan kalın bir sinir demeti vardır. Sinir lifleri omurilik soğanında çaprazlanmakta ve yön değiştirmektedir. Bu nedenle beyindeki sol taraf vücudun sağ tarafına, sağ tarafta sol tarafına hükmeder. Bu iki yarım küre aynı gibi gözükse de, aslında önemli görev farklılıkları bulunur. Konuşmanın denetlendiği merkezler, her şeyin düzenli yapılmasını sağlayan merkezler solda, mekanları, resimleri idrar eden merkezler sağda olur. Sinir sistemi içindeki bu sinir lifleri beynin yarım küreleri arasında olmazsa, insanlar bu işlemleri yapamaz. Aynen sudan çıkmış balık gibi olurlar.

    Beyinde yarım küreleri örten kabuk bölgesi tabakalar halinde altı tabakadan oluşur. Gelen duyuların analiz edildiği, istemli yapılan kas hareketlerinin denetlediği, hatırlama, akıl yürütme, öğrenme gibi faaliyetlerin düzenlendiği yerdir. Yarım kürelerin oluşturduğu asıl beyin beynin % 85 kadarını oluşturur. Doğumda beyin 400 gram, 1 yaşında 800 gram, 4 yaşında 1200 gram olur. 20 yaşlarında gelişimini tamamlayarak 1379-1434 gram olur.]]> Sinir Sistemi Organları https://www.sinirsistemi.gen.tr/sinir-sistemi-organlari.html Mon, 10 Dec 2018 01:54:25 +0000 Sinir sistemi organları, sindirim sistemi vücuttaki organların etkili bir şekilde çalışmasını, elektriksel yöntemlerle düzenleyen yapılardan oluşmaktadır. Sinir lifleri aracılığıyla vücuttaki tüm olayları de Sinir sistemi organları, sindirim sistemi vücuttaki organların etkili bir şekilde çalışmasını, elektriksel yöntemlerle düzenleyen yapılardan oluşmaktadır. Sinir lifleri aracılığıyla vücuttaki tüm olayları denetler, aynı zamanda düzenler. İnsan vücudunda olan sinir sistemi oldukça gelişmiştir. Merkezi sistem, çevresel, sempatik ve parasempatik, somatik ve otonom sinir sistemi olarak 6 farklı sinir sisteminden oluşur. Sinir sisteminde merkezi sistemde yer alan beyin organların içinde en önemlisidir. Ayrıca beyincik, omurilik soğanı, omurilik gibi organlarda bulunmaktadır.

    Sindirim sistemi organları

    Merkezi sinir sistemi

    Bu sistem sinir sisteminin hem yöneticisi, hem de denetleyicisidir. Kafatasında ve omurganın içindeki organlardan meydana gelir.

    Beyin: Kafatasının içinde yer alan en büyük sinirsel organ beyindir. Girintili çıkıntılı yüzeyi ve iki yarım küresi bulunur. Kafatası ve beyin arasında yer alan 3 katlı zar sarsıntı ve darbelerden beynin korunmasını sağlar. Yapısı içinde milyonlarca sinir hücresi ağ gibi yerleşmiştir. Beyinde gerçekleştirilen faaliyetler ise;

    • Duyu organlarından gelen uyarıların değerlendirilmesi
    • Problemlerin ve olayların düşünülmesi, değerlendirilmesi
    • Öğrenme ve hafızanın sağlanması
    • Vücut ısısının ve kan basıncının düzenlenmesi
    • Hormonların salgılanmasının düzenlenmesi
    • Uyku, uyanıklık, acıkma, susama gibi faaliyetlerin düzenlenmesi beyinde gerçekleşir.

    Beyincik: Beyne benzeyen, ancak daha küçük bir sinir sistemi organıdır. Kafatasının arkasında, altta bulunan beyincik yine iki yarım küreden oluşur. İç kulak, beyin ve iskelet kaslarıyla bağlantısı bulunur. Beyincik tarafından gerçekleştirilen faaliyetler ise;

    • Kol ve bacaklarda bulunan kasların birbiri ile uyumlu çalışmasını düzenler
    • Kol ve bacaklardaki kasların çalışması düzenlenir
    • Aktif hareketlerin dengeli olması sağlanır

    Omurilik soğanı: Düz bit yüzeye sahip olan organ aynı soğana benzer. Boynun üst tarafında yer alır ve istem dışı çalışan organların yönetilmesini sağlar. Omurilik soğanının gerçekleştirdiği faaliyetler ise;

    Solunum, dolaşım, boşaltım ve sindirim sisteminin çalışmasını düzenler

    Sinir Sistemi Organları

    Omurilik: Sırtta omurga içinde yer alan, düz bir yüzeye sahip sinir kordonundan oluşmaktadır. Vücutla kafatası içinde bulunan sinir sistemi organlarının bağlantısını sağlar. Omurilik sayesinde gerçekleştirilen faaliyetler ise;

    • Beyin ve diğer organlar arasındaki bilgi alışverişini sağlar
    • Vücutta aniden olan refleks hareketlerinin meydana gelmesini sağlar

    Çevresel sinir sistemi

    Vücudu adeta ağaç köküne benzer şekilde saran sinir liflerinden meydana gelen çevresel sinir sistemi, merkezi sistemle vücuttaki organlar arsındaki, sinirsel iletimin sağlanmasından sorumludur. Sinir dokusunun meydana getiren  hücreler nöron olarak tanımlanır. Vücutta milyonlarca nöron bulunmaktadır. Bunların bölünme yetenekleri olmaz. Oldukça fazla enerji harcayarak görevlerini yerine getirirler.

    ]]>
    Santral Sinir Sistemi https://www.sinirsistemi.gen.tr/santral-sinir-sistemi.html Mon, 10 Dec 2018 08:51:23 +0000 Santral sinir sistemi, diğer adıyla merkezi sinir sistemi beyin ve omurilikten, ayrıca bunlarla bağlantılı olan sinirlerden meydana gelmiştir. Çevresel sinir sisteminden duyusal impulsları alır, buna yanıtı kontrol ed Santral sinir sistemi, diğer adıyla merkezi sinir sistemi beyin ve omurilikten, ayrıca bunlarla bağlantılı olan sinirlerden meydana gelmiştir. Çevresel sinir sisteminden duyusal impulsları alır, buna yanıtı kontrol eder. Santral sistem vücuttaki kontrol ağı gibidir. Bu sistemden etkilenen faaliyetler ise, kas kontrolü, nefes alıp verme, görme ve bellektir. Bu önemli bölümdeki hasarda ya da bir hastalığın bu alanı etkilemesi sonucunda ciddi sağlık sorunları yaşanabilir. Beyinde anormal elektriksel aktivite sonucunda epilepsi yani sara hastalığı, otoimmün hastalıktan oluşan multipl skleroz MS, dopamin eksikliği nedeniyle parkinson hastalığı oluşabilir. Bunlar gibi santral sinir sistemindeki bozukluklardan kaynaklanan çeşitli rahatsızlıklar bulunmaktadır.

    Çevresel sinir sistemiyle beraber davranış ve hareket kontrolünde etkin olan santral sinir sisteminin çevresel sinir sisteminden ayrıldığı belirgin bir sınır bulunmamaktadır. Sistemdeki beyin kafatasıyla, omurilik omurgayla koruma altına alınmıştır. Santral sistem kafatasındaki beyinle başlar, aşağıda omurgadaki omurilik ile sonlanır. Bunlar birbirleriyle nöronlarla iletişime geçer. Santral sinir sisteminin gelişimi embriyonik  dönemde altı hafta içinde, ön beynin serebrum ve ara beyin olarak bölünmesiyle, arka beynin metensefalon ve myelensefalon olarak bölünmesiyle başlar.

    Santral sinir sistemi hastalıkları

    Santral sistemde etkili olan çok sayıda hastalık bulunmaktadır. Bu hastalıklar arasında santral sinir sistemi enfeksiyonu ensefalit, çocuk felci, sinir hücrelerindeki dejenerasyondan alzheimer hastalığı, iltihap ve otoimmün hastalıklarından multipl skleroz MS, çeşitli kas hastalıkları bulunmaktadır. Santral sinir sistemi kanserleri, beyin tümörleri gibi rahatsızlıklarda genellikle ölümle neticelenebilir.

    Santral Sinir Sistemi

    Santral sinir sisteminin görevleri

    Sistemde beyin duyu organlarının, hafızanın ve düşüncenin merkezi konumundadır. Vücutta kan basıncını düzenler, vücut ısısını ayarlar, açlığı, uykuyu, uykusuzluk halini kontrol altında tutar, hormonları düzenler, istemli çalışan organları kontrol altında tutar. Gelen uyarılara karşı emirler üreterek, vücudun sağlıklı kalmasına yardımcı olan bir idareci gibi görevini yapar. Bu görevler, vücudun içinden ve dışından gelen uyarıların birleştirilmesi, vücudun koordinasyonunun sağlanması, organların ve organlar arası düzenlemelerin yapılması şeklinde gerçekleştirilir. Bu görevler yerine getirilirken, çevr4esel sinir sisteminin yardımı alınır. Tüm sinir sistemi birlikte hareket ederek, vücuttaki istemli ve istemsiz hareketleri, davranışları belli bir düzen içinde yürütür. Bu düzendeki herhangi bir bozulma ya da sinir sistemi organlarındaki hasar durumunda, vücutta rahatsızlıklar ortaya çıkar, bütün işlevlerde aksama olur. Bu nedenle sinir sistemindeki ahenk bozulmamalı, vücudun sağlıklı olması sağlanmalıdır.

    ]]>
    Sempatik Sinir Sistemi Bozukluğu https://www.sinirsistemi.gen.tr/sempatik-sinir-sistemi-bozuklugu.html Mon, 10 Dec 2018 22:45:54 +0000 Sempatik sinir sistemi bozukluğu, sempatik sinir sistemi parasempatik sistemle birlikte otonom sinir sisteminin bir parçasıdır. Bu sistemin çalışma düzeni istem dışı olur. Kan damarlarını genişleterek, daraltır, gö Sempatik sinir sistemi bozukluğu, sempatik sinir sistemi parasempatik sistemle birlikte otonom sinir sisteminin bir parçasıdır. Bu sistemin çalışma düzeni istem dışı olur. Kan damarlarını genişleterek, daraltır, göz bebeklerini büyütebilir, kalp atışlarını hızlandırır, tükürük ve göz yaşı salgısını arttırabilir. Bazen ağrıların kesilmesi, kan akımını arttırmak amacıyla arterlerin genişletildiği operasyonlar yapılabilir. Bilinç dışı çalışan otonom sistemin eferent kısmı etkileri birbirine genellikle zıt olan parasempatik ve sempatik sistemden oluşmaktadır. Bunlar birbirini tamamlayarak, dengeli çalışmayla vücudun iç ve dış ortam değişikliklerine uyumlu olmasını sağlar. Sempatik sinir sistemi bozukluğu durumunda, bu işlevlerde aksama meydana gelir ve çeşitli sorunlar yaşanır.

    Sempatik sinir sistemi bozuklukları

    Ortostatik hipotansiyon: En fazla adrenal yetmezlik, feokrositoma olarak otonom olmayan hallerde Ortostatik hipotansiyon görülebilir. Genellikle yaşlılarda daha fazla görülür. Nedeni ise multifaktöriyel olur. Bu tür otonom bozukluğunun teşhisinde kısmen invaziv olmayan laboratuvar incelemeleri kullanılır. Kalp hızının test edilmesi için, ayakta durmaya kalp hızının verdiği yanıt, sık nefes alma analiz edilir. Normalde kalp atım hızı dinlenme sırasında bile değişir. Derin soluk alma sırasında daha fazla değişir. Sempatik sinir sistemi bozukluğunda bu değişkenlikte bozulma olur. Değerlendirme sırasında dinlenme ve derin nefes alma sırasındaki kalp atım hızı değerlendirilir. Derin solunumdaki artma 10 ve daha altında olursa, sempatik sinir sistemi bozukluğu lehine değerlendirme yapılır. 

    Postüral test sırasında otururken ya da yatma sırasında kalp atım hızıyla, kan basıncı ölçümü yapılır. Sonra hasta kaldırılarak yeniden ölçüm yapılır. Kalkışta 15-16 atımların arasındaki süreyle, 30-31 atımlar arasındaki süre hesaplanarak, 30/15 oranı değerlendirilir. Bunun normal olarak 1,04 den daha büyük olması gerekir. Sempatik sistemin değerlendirmesi amacıyla valsalva manevrası, Ortostatik testte kan basıncı değişikliği analiz edilir. Bunun değerlendirilmesi için, hasta yatar şeklinden kalktığında 2-3 dakikada kan basıncı sistolik 30 mmHg üzerinde, diastolik 15 mmHg altında düşme tespit edilirse, bu patolojik bulgudur.

    Sempatik Sinir Sistemi Bozukluğu

    Ortostatik hipotansiyon tedavisinde hedef, semptomatik rahatlamanın sağlanması yaşam kalitesinin yükseltilmesidir. Ayaktayken görülen asemptomatik hipotansiyon çoğunlukla tedavi gerektirmez. Sadece bunu kolaylaştırıcı etkenlerden uzak kalınmalıdır. Su ve tuz alımı, hastanın ilaç kullanımını azaltır. Yaşlı kişilerdeki kalp yetmezliği ve aşırı sıvı retansiyonu sempatik rahatsızlığı ağırlaştırır. Bu rahatsızlığın tedavisinde kullanılan ilaçlar henüz ülkemizde satılmamaktadır. Kullanılan ilaçlar ise, midodrin ve fludrokortizondur.

    Akut otonom nöropati: Bu fazla sık görülmeyen, primer olarak periferik sinirleri etkisi altına alan bir sorundur. Olguların yarısında genellikle jeneralize otonomik yetmezlik vardır. Etkileri arasında göz ve ağız kuruluğu, cinsel fonksiyon bozukluğu, sabit kalp hızı bulunur. Hastaların bir kısmı ortostatik hipotansiyonda olduğu gibi düzelse de, bir kısmında kısmi düzelme ya da düzelmenin olmadığı görülür. 

    Ailesel disotonomi: Nadiren görülen bu semptomatik bozukluk, otomozol resesif geçişli ortaya çıkar. Sempatik sinir sistemi bozukluğu semptomların dışında, diğer sinir sistemi yapılarını da tutabilir. Yaşın ilerlemesiyle birlikte hastalardaki klinik tablo ağırlaşabilir. Hastadaki klinik veriler ve genetik alt yapı bilgileri sayesinde teşhis yapılabilir. Hastalarda uzun süreli sağ kalım olduğu bilinmektedir.

    ]]>
    Beyin Ve Sinir Sistemi https://www.sinirsistemi.gen.tr/beyin-ve-sinir-sistemi.html Tue, 11 Dec 2018 11:34:02 +0000 Beyin ve sinir sistemi, beyin sinir sisteminin en önemli organıdır. Sinir sisteminin işlevlerini yerine getirmesi tamamen beynin üzerine düşen görevleri yerine getirmesine bağlıdır. Merkezi sinir sisteminin en üstte ye Beyin ve sinir sistemi, beyin sinir sisteminin en önemli organıdır. Sinir sisteminin işlevlerini yerine getirmesi tamamen beynin üzerine düşen görevleri yerine getirmesine bağlıdır. Merkezi sinir sisteminin en üstte yer alan yapısı olan beyin kafatası içinde bulunur. Vücudun yönetim ve denetimi merkezi sinir sistemi üzerinden gerçekleştirilir. Bunun en önemli yapısı da beyindir. Vücuttaki bütün sinirlerde sinir sisteminin parçasıdır. Bir dakika içinde vücutta sayılamayacak kadar fazla olay meydana gelir. Duyuların algılanması, düşünme, yürüme, konuşma gibi pek çok hareket ve davranış aynı anda olabilir. Fakat bu olaylar bağımsız şekilde gerçekleşmediği gibi, kontrolsüz şekilde de olmaz. Bunlar vücuttaki sistemlerin uyumlu çalışmasıyla gerçekleşir. Bu uyumu denetleyici ve düzenleyici olan sinir sistemi ve salgı bezleri sağlamaktadır.

    Gün boyu konuşma, yürüme, acıma, dengede durma, ağlama gibi çok sayıda iş yapılmaktadır. Bunları gerçekleştiren beyin ve sinir sistemi yapılarıdır. Sinir sistemi vücudu saran milyarlarca sinirden oluşan, beyin ve omuriliği içine alan biyolojik bir yapılanmadır. Sinirler nöronlardan yani sinir hücrelerinden oluşur. Sinir sistemi merkezi sinir sistemi ve çevresel sinir sisteminden oluşur. Beyin merkezi sinir sistemi içinde yer alan en önemli yapıdır. Beyin milyarlarca sinir hücresinden oluşur. Öğrenme, hafıza ve yönetim merkezi olarak işlev görür.

    Beyin sinir sistemi içinde hangi işlevleri gerçekleştirir

    Duyu organlarından gönderilen bilgileri değerlendirir. Yani gözlerden gelen görüntüyü, kulaklardan gelen sesi, burundan gelen kokuyu, dilden gelen tadı değerlendiren beyindir.

    • Konuşmayı ve istemli hareketlerin yapılmasını sağlar
    • Vücudun ihtiyaç duyduğu acıkma, susama, uyuma, uyanık kalma gibi yaşamsal olayları düzenler
    • Kan basıncının olması gereken seviyede olmasını, vücut sıcaklığının normal değerlerde olmasını sağlar.
    • Merkezi sinir sisteminde bulunan diğer organlarla birlikte hareket ederek, diğer organların ve sistemlerin uyumlu çalışmasını düzenler.
    Beyin Ve Sinir Sistemi

    Beyin beyinciğin yardımıyla vücudun dengesini, kas hareketlerini düzenler. Beyin ve omurilik arasındaki bağlantıyı sağlayan omurilik soğanı ve pons denilen köprüyle vücuttaki solunumu, kalp atışını, sindirimi ve buna benzer süreçleri düzenler. Reflekslerin denetlenmesi, iç organların iletilerinin değerlendirilmesi, heyecan denetimi, uyku düzeni gibi düzenlemeler yapılır. Beynin yarım küreleri arasındaki talamus, kokunun dışındaki duyu uyarılarını alarak, beynin kabuk bölgesine aktarır. Hipotalamus bölgesi hoşlanma, susama, acıkma, cinsiyetle ilgili hisler, hormon üretimi, kan basıncı, organların işlevlerini düzenlemeler yapar. Beynin iki yarımküresinde bulunan sinir lifleri omurilik soğanında çaprazlandığından, yön değiştirirler. Bu yüzden beynin sol tarafı vücudun sağına, sağ tarafı da vücudun soluna hükmeder. Sol taraf her türlü işlevin düzenli olmasını, sağ tarafsa bulunulan ortamı algılar. Beyin ve sinir sistemi bu şekilde birlikte çalışmazsa, tüm işlemler aksar. Sinir lifleri beyin yarım kürelerinde olmazsa, vücut bu sayılanları yapamaz.

    ]]>